Halil Cibran’ın bu kısa ama sarsıcı eseri, okurunu sıradan bir hikâyeye değil, gece yarısı bir dağın zirvesinde geçen üç tanrının zamansız sohbetine davet ediyor. Her biri farklı bir bakış açısına sahip bu tanrılar; aşkı, kaderi, ruhu ve insanlığın anlamını tartışıyor. Ama bu, bildiğiniz tartışmalardan değil. Her cümle bir şiir, her kelime bir felsefe kırıntısı.
Cibran burada aslında tanrıları değil, insanı anlatır.
Ama öyle derinden anlatır ki, bir tanrının gözünden bakarsın kendi kalbine.