** ”Çılgınlığıyla sıradan insanların ancak hayal edebileceği maceralar yaşamıştı.”
Bu cümle kitabın özeti gibi. Kitabın arka kapağında da söylendiği gibi yazar ile başkahraman arasında oldukça benzerlik var. Deniliyor ki yazar kendi hayatını alaya almak için yazmış. Gerçekten de öyle. Maceraların başlamasından bitmesine kadar yaşanan her şey gerçek bir zemini olmadan ilerleyen bir dizi olaydan ibaret. Bu alanda uzman olmayan biri olarak kişisel fikrim temelsiz hayal ürünü hikayelerin boş bir şekilde anlatıldığı yönünde. Takipçilerim (her ne kadar önemsemeseler de:) bilirler ki ben temelsiz ve önermesiz kitaplardan hoşlanmam. Bir faydası olmalı. Bu kitabın bizim için önemli faydası bu maceralar dizisi ile kitap okuma alışkanlığı olmayan çocuklarımıza sıkılmadan okuyabilecekleri bir akış sunması.
Not: Eğer çocuk gerçekçi ve sorgulayan biri ise “Bu ne ya?” sorgulamasına girer benden söylemesi.
Sakınca: Yok.
Sınıf Seviyesi: 5-6
Özet:
Alonso Kişot adındaki başkahramanımız çok fazla şövalyelik romanı okuyan birisidir. O kadar ki artık bunları gerçek sanıp kendisi de bir şövalye olmak için harekete geçer. Zırh yaptırır, hizmetkar (Sanço Pança) edinir ve yola koyulur. Bu yolun amacı macera arayışıdır. Maceralar boyunca, tabiricaizse, her önüne çıkana “Ben şövalyeyim, dur!” diyerek sataşır. Bu maceralar dillerde dolaşır ve ünlü olup kitaplaşır. Köyündeki peder, berber gibi karakterler bu yaptığı saçmalıklardan onu döndürmeye çalışır. En son köydekilerden biri bir şövalye kılığına girip ona “Yenilirsen bir yıl şövalyeliği bırakacaksın.” diyerek meydan okur. Ve Don Kişot yenilir. Yenilgi sonucu evine döner. Evinde 6 gün boyunca uyuyup uyanınca aklı başına gelir ve ölür.
Benim bu tarz kitapları önermesiz ve boş görmeme katılıyor musunuz?