" Aman çocuğun üstüne varmayın yoksa travmatize olur, dengesi bozulur." diye, belki de insanlık tarihinde eşi benzeri olmayan bencil, her şeye layık olduğunu ve her şeyi hak ettiğini zanneden, umursamaz bir nesil yetiştirdik.
Öğretmenler 3 ay tatil yapıyorlar, cumartesi-pazar yatıyorlar. Her ay tıkır tıkır maaşlar yatıyor. Öğrenciler umurlarında değil. Günde 3 saat anca eğitim veriyorlar. Çocukları şımartıyorlar. Dünyanın en kolay mesleği… desem haklı olur muyum? Tabii ki hayır. Öğretmen olmama rağmen çok rahatlıkla söyleyebilirim.
Psikologlara da aynı şekilde bu ithamı yapmak doğru olmaz. Bunu da ne bir psikolog olarak ne de bir psikolog yakını olmayan biri olarak rahatlıkla söyleyebilirim.
Evet malesef cam fanusa koyduk öyle büyütüyoruz bizim zamanımızda ergenlik diye birşey yoktu anne terliği süpürge sapı vardii psikoloji diye bişey yoktu
Ve böylece yaşadıklarının sorumluluğunu dahi almayan bir nesil ortaya çıktı. 'Ben bunu yapıyorum ama benim şu travmam var' başlığı altına nice davranışları anne babaları suçlayan cümleler sığdırdılar. Oysa ortada kocaman bir soru vardı. Peki sen bu yaşadıklarının hangi sorumluluğunu alıyorsun hangi olayın suçlusu sensin ya da ben bu durumda ne yapmalıyım bana düşen ne bu durumu düzeltmek için diyor musun?