Gönderi

10/10
·462 syf.··
2025 8. kitabı
Kraliçeler, Krallar, Cadılar, Büyülü Yaratıklar, İnsana Dönüşebilen Ejderhalar ama en önemlisi de Kara Süvariler… Daha doğrusu kimsenin bilmediği ama tek başına kalan, yaşayan tek kara süvari. Küçüklüğünden beri bunun için eğitilen, bir sürü göreve giden ama en sonunda onu yetiştiren kişinin yanına dönen kara süvari herkese korku salıyor ve yeni efsaneler yazılmasına sebebiyet veriyor. Onu gören herkes kara süvari hakkında dönen efsaneler hakkında konuşmaya devam ediyordu. Kimsenin gitmek isteyemeceği ormanlardan geçiyor, haber götürüyordu. Her kim onu çağırdıysa kan yemini ederek aralarında sessiz ama ilahi olan o anlaşmayı sağlıyorlardı. Gene o anlardan bir tanesinde olan kara süvari için bu kez durum farklıydı. Kendi benliğini bulacağını söyleyen, rüyalarını süsleyen o adam aklını karıştırıyordu. Artık kimliği gizliliğini yavaşça yitirmeye başlıyordu. Çıkacak olan savaşta ise tarafını seçmeli ve belki de kimliğine ihanet ederek insanlara yardım etmeliydi. Çünkü kara süvariler hiçbir şekilde insan işine karışmazdı, ucu kendilerine dokunmadığı müddetçe. Serbest kalan ejderha ruhu, uyandırılmak istenen kötü tanrı işleri iyice çıkmaza sürüklerken Kara Süvari ne yapacak? İnsanların savaşına dahil mi olacak? Peki ya kehanetler? ~~~~~~~~~~~~~~~~ Macera fantastiklerine bayılıyorum. O kadar çok olay örgüsü var ki hani merakla ne olacağını bekleyerek okudum ful. Özellikle de Kara Süvarinin gerçek halini gördükleri zaman öğrenenlerin verdiği tepkiler çok iyiydi. Ama en çok da onun hissettiği yalnızlık duygusuna üzüldüm. Evet, onu büyüten Lord Honor hayatında ama yalnızlık illaki çekiyor. Bu arada rüya kısımları, sürekli her belirsizlik hissettiğinde büyük tanrıya başvurması çok güzeldi. Başka türlü insan işlerine karışamazdı. Allen ile dostlukları çok hoşuma gitti. Aynı zamanda da yoldaşın cesaretine mutlu oldum. Allen dediğinde haklıydı. Şans ayağına bir kere geliyor. Kadim Ejder Ruhu herkesi önünde mum ederken tek bir kişi ona karşı cesaret gösterdi ve yanında olma hakkına sahip oldu. Tonyukuk’u takdir ettim bu konuda. Kraliçe Athena’nın krallığı da güzeldi. Will her ne olursa olsun zaman Athenayı seçerek asıl sadakatini gösterdi. Bir sürü krallık ve hepsinin noktası bir yerde aynı. Kızıl Kraliçeye baş kaldırmak. Kızıl Kraliçenin ise tek bir amacı var. Onun gibi olan kızılları yok etmek. Savaş sahneleri çok güzeldi. Kızıl Kraliçenin Kara Süvariyle yüz yüze gelmesi çok güzeldi. Ama en güzeli de sonu oldu. “ Kart zampara,” lafı ilk kez bu kadar hoşuma gitti diyebilirim. Kitabı okurken Oguz ismini görmesem bir türkün yazdığını anlamazdım. Size o ibareleri göstermiyor. Bir sürü karakter var. İlk başta onlara adapte olmanız gerekiyor ama oluyorsunuz. Çünkü olayların hepsi birbiriyle bağlantılı. Bir okuduğunuz diğer olaya bağlanıyor. Yazım dili çok akıcıydı. Okurken nefesimi tutarak okudum çoğu yeri. Savaş kısımları da güzeldi. Elbette ölenler oldu. Onlar onurlu bir şekilde savaşta halkları için kendilerini feda ettiler. Devamı mutlaka gelmeli. Ucu açık ve devama müsait olarak bittiğini düşünüyorum. Daha her şeyin başındayız. Yemin yerini bulmalı. Fantastik macera sevenler mutlaka okuyun!!!!
1000Kitap
The Dark Cavalry - Kara SüvariEpope · Parga Yayıncılık · 202429 okunma
··
109 Gösterim
Yorumlar
Lütfen giriş yapınız.