Güray Süngü , İnsanın Acayip Kısa Tarihi 'nde, insana ve hayatına hem içeriden hem çok uzaktan bakıyor. İnsana dair bildiğimiz her şeyi, bilmediklerimizin yanına bırakıyor. Bir ömrün trajikomik kaydını tutuyor sanki.. İnsan dediğimiz o canlıyı didik didik ederken, sayfalar ilerledikçe gülümsetiyor, durup düşündürüyor; sıradan bir hayatın içinde, evrensel yalnızlığı, kırılganlığı ve tuhaflığımızı anlatıyor. Peki sonuç ne mi?
"Bazen kahve içerken sıkılan, bazen de ölümsüzlük fikrine bile üşenen bir canlı: insan.."
Anlatımı sade ama etkili; dili ince bir mizahın, kırık bir yorgunluğun ve bolca düşüncenin taşıyıcısı. Hem ince hem derin, hem acı hem ironik.. Biraz iç döküş, biraz iç konuşma..
Okuması kısa, etkisi uzun, düşündüren ve düşündürürken güldüren bir anlatı.. Ne tam bir öykü, ne roman; ama insanın iç sesi gibi bir şey...
Kitap kısa ama insana dair söyleyecek çok şeyi var.!
Veee..!!!Bu satırların izini,Kitap Simyacıları Kulübüile birlikte sürdük.Okumak yetmedi, üzerine düşünmek, paylaşmak, çoğalmak istedik.Kelimelerle kurduğumuz bu ortak yürüyüş, bana yine “iyi ki” dedirtti.Ve şimdi, bu yolculuk 8 Temmuz’da yazarGüray Süngüile yapılacak söyleşiyle taçlanacak.Merakımız, heyecanımız, sorularımız cebimizde. Bekliyoruz, sabırla ve sevinçle..