Merhaba kitap dostlarıım ️🪻 kitabın konusunu anlatmadan önce belirtmek istiyorum ki kitabın tasarımına bayıldıım o kadar özenli ve güzel ki gözlerimi alamadım resmen
Gelelim kitabımıza, sayfaları çevirdikçe sanki bir filmin sahnelerini izliyormuşum gibi hissettim. Hani o eski filmlerdeki mahalleler vardır ya iç içe geçmiş hayatlar, çocukluk arkadaşlıkları, zamanla başka bir şeye evrilen ilişkiler... Liza ve Poyraz’ın hikayesi işte tam da öyle bir yerden başlıyor.
Aynı sokaklarda büyümüş iki çocuk. Aynı rüzgarda savrulmuş ama farklı yönlere sürüklenmişler.
Liza’nın hayatına aniden düşen uzaklık tam 2336 kilometre, sadece bir mesafe değil aslında iç dünyasında da büyük bir çöküşün adı oluyor. Yıllar sonra geriye döndüğünde sadece mahallesine değil kalbine de dönüyor ama o kalpte hala iz bırakan gururlar, kırgınlıklar, yarım kalmış cümleler var. Ve elbette "Poyraz"
Kitabı okurken kimi zaman Poyraz’ın sessizliğine öfkelendim, kimi zaman Liza’yla birlikte ağlamak istedim, kimisinde içimden “keşke”ler geçti. En çokta "kalbinin tam ortasında yıllarca taşıdığı bir sevdayı herkesin bu kadar cesurca anlatamayacağını" fark ettim.
Bir Mimoza Masalı sadece bir aşk hikayesi değil bence; büyümek, kabullenmek ve bazen sevmenin bile yetmediğini anlamakla ilgili ve en çokta “keşke”lerin kitabı.