Hiçbir şey yapmamak, dışarıdan bakıldığında ataletin cilası gibi görünse de, aslında insanın iç âlemine çekildiği en hakiki duraktır. Tembellik, amaçsızlıktan beslenir; oysa bu duruş bir seçimdir . kendini, sesini, niyetini kalabalıktan çekip geri çağırma iradesidir. Zihnin sustuğu, kalbin yavaşça attığı, varlığın kendi kıvamında beklediği o an... İşte orası, gerçek dinlenmenin eşiğidir. İnsan, dışa dönük faaliyetlerini askıya alarak değil, içe yönelerek asıl hareketi başlatır. Ve bazen hiçbir şey yapmamak, en çok şeyi fark etmektir.