Gönderi

Kahve Arası :) Okumanızı İsterim
Burada, İtalyanca bir deyim olan “Dolce far niente” yi kullanarak, modern dünyanın telaşına karşı bir duruş sergiliyorum. Bu ifade, “Hiçbir şey yapmamanın tatlılığı” şeklinde çevrilir ve aslında “tembellik” anlamına gelmez; aksine, varlığın akışına kendini bırakmayı, o “an” ın tadını çıkarabilmeyi anlatır. Burada sadece boş durmaktan değil, bilinçli bir dinginlikten, kendimle baş başa kalmaktan ve hiçbir zorunluluk hissetmeden hayatı seyretmekten bahsediyorum. İçinde bir “yavaşlama” felsefesi var; zamana, beklentilere ve sürekli üretme baskısına karşı bir başkaldırı gibi. Açılımı şu: — “Dolce far niente”, ruhun nefes aldığı, zihnin yüklerinden arındığı bir alandır. — Hiçbir şey yapmamak, aslında kendine en çok yaklaştığın andır. — Dış dünyanın dayattığı başarı, koşuşturma ve üretkenlik algılarına meydan okumaktır. — İnsan ancak o tatlı boşlukta kendisini gerçekten duyar ve varlığının tadını çıkarır. Benim bakış açım, bir şiir dilinde içsel bir inziva çağrısı gibi. Hayatın gürültüsü içinde yavaşlamayı, durmayı, ve sırf “var olmayı övüyorum. Buraya kadar okuduysan yorumda buluşalım ✍🏻 Ahmet TaşAhmet Taş 😇🎩
Ahmet Taş Düşüncesi
··1 alıntı·
11,8bin Gösterim
7 Yorum
Buluşalım. Bende tam dediğiniz gibiyim. Sınava hazırlanmam gerek. Lakin hiçbir şekilde çalışamadım. Demekki dedimki kendime bir şey yapmaman gerek. Yıllık izindeyim. Sınavı çalışmak için almıştım. Lakin çalışamadım. Demekki yıllık iznini tadını çıkar. Sonra çalışırsın dedim.Ve kendimi sizin de yazdığınız gibi "hiçbir şey yapmamanın tatlılığına" bıraktım. İşte böyle. 😊🌱
“O an, dünyaya sırtını dönmek değil; aksine, dünyayı en derinden kucaklamaktır. Ne zaman ki susmayı öğrenir insan, o zaman başlar gerçek sohbet kendi ruhuyla. ‘Dolce far niente’… Yani tatlı bir hiçlik… Belki de en büyük var oluş, hiçbir şey yapmamakta saklıdır.” 😇 Ahmet TaşAhmet Taş
Ruhumuzla bir ömür boyu yaşayacağız, en çok onu dinlendirmek gerek 😉
Hiçbir şey yapmamak, dışarıdan bakıldığında ataletin cilası gibi görünse de, aslında insanın iç âlemine çekildiği en hakiki duraktır. Tembellik, amaçsızlıktan beslenir; oysa bu duruş bir seçimdir . kendini, sesini, niyetini kalabalıktan çekip geri çağırma iradesidir. Zihnin sustuğu, kalbin yavaşça attığı, varlığın kendi kıvamında beklediği o an... İşte orası, gerçek dinlenmenin eşiğidir. İnsan, dışa dönük faaliyetlerini askıya alarak değil, içe yönelerek asıl hareketi başlatır. Ve bazen hiçbir şey yapmamak, en çok şeyi fark etmektir.
İç huzur gibi bir şey bu :)
Reklam
An ı yaşamak
Yorum yapabilmeniz için giriş yapmanız gerekmektedir.