·504 syf.····Okunma: 07 Temmuz 2025 12:33 Daha önce hiç bir Krtistin Hannah romanı okudunuz mu? Ben yazarla ilk defa bu romanıyla tanıştım. Roman, 1930'lu yıllarda Amerika'nın Büyük Buhran ve Toz Fırtınaları döneminde geçer. Okurken resmen o sıcağı ve tozu hissediyor,bunalıyor su birikintisi görmek istiyorsunuz.
Ana karakterimiz Elsa ailesi tarafından sevilmeyen ve hatta hiç kimse tarafından sırf toplumsal güzellik algısına uymuyor diye ilgi gösterilmeyen silik ve bastırılmış bir kadındır. Bir gün Rafe ile tanışır ve hayatının değişim çarkları o andan itibaren işlemeye başlar.
Elsa için hayat başlar ve iki çocuğu ile bir evliliği,bir çiftlik hayatı olur. Lakin o sırada Büyük Buhran baş gösterir ve Teksas’ta kuraklık toprağı çatlatır, yıllar boyu süren toz fırtınaları ekinleri ve hayvanları öldürür. Rüzgarın getirdiği kum ve toz insanların ciğerlerini doldurur, çocukları hasta eder. Kocası Rafe ise bu zorluklara dayanamaz ve bir gece ailesini terk eder.
Elsa artık yapayalnızdır ve hiçbir şeyleri yoktur. Küçük oğlu Ant’in hastalanmasıyla Elsa, topraklarını bırakmaya ve çocuklarıyla birlikte Kaliforniya’ya göç etmeye ikna olur . Kaliforniya’da Elsa çocuklarını doyurmak için tarlada çalışıp hayat mücadelesi verirken Jack Valen ile tanışır. Ve hayatı yine bir dönüm noktasına girerek ‘anneliğinin fedarkarlığı’ bir kez daha kalbimize işleyecektir.
Romanın dili, yazarın kalemi oldukça ilgi çekici. Bazı yerlerde olayları betimlemeyi uzun tutarak okuyucuyu durağanlaştırsa da genel olarak sevdim diyebilirim. Tarihi gerçeklik de barındıran bu roman insanı duygusal olarak derinden etkileyecek cinsten
Her zaman tekrar ettiğim gibi “İnsanlar kitapları değil,kitaplar insanları seçer.” Dilerim ki bu kitap tarafından seçilir ve kulağınıza ‘iyi okumalar’ diye fısıldamasına izin verirsiniz.