ATALA/RENE, CHATEAUBRIAND
1768-1848 arasında yaşamış Fransız yazar, politikacı ve diplomat ve Fransız edebiyatında romantizmin kurucusu olarak kabul edilen Chateaubriand tarafından kaleme alınmış umutsuz bir aşk romanı.
Hikâye Kızılderili âşıklar arasında geçiyor. Romandaki anlatıcının ifadesiyle iki vahşinin arasında geçiyor. Kızılderili topraklarını işgal eden İspanyollar ile Fransızların işgal hareketleri sırasında yerlilerle olan temasları sırasında yaşanan sıkıntıların da dile getirildiği romanda Kızılderili kültürü ile Hristiyanlık kültürünün karşılaştırmaları da yapılarak insana ve aşka dönük tezleri ortaya konulmuştur. Romanda Hristiyan misyonerlerin Kızılderililer arasına karışmaları ve onları kültürlerinden uzaklaştırarak güya doğru yola çağrı çabaları da ön plana çıkarılmıştır. Kızılderililer vahşet çağı insanları olarak anlatılmış. Hristiyanlık ile dünyayı, evreni, insanı tanıma süreçlerine girişleri betimlenmeye çalışılmıştır. Romandaki âşık kahramanlar zaten misyonerlerin Kızılderililerle kurdukları cinsi münasebetler sonucunda türeyen ve Kızılderililer arasında da varlıkları tam olarak bilinmeyen kişilerdir. Bir yönüyle ne Kızılderililerle uyuşabilen ne de misyonerlerle uzlaşabilen bu kahramanlara bir papaz rehberlik yaparak kızı bir manastıra kapatmaya ikna ederken erkeği de dine girmeye ve dünyayı yeniden tanımlamaya davet eder.
Aslında yazarın burada bir Hristiyan idolünü yaymaya çalıştığı görülüyor. Dini romantizmi anlamak açısından okunabilir bir eser.