Gönderi

Ah canım Sylvia'm
Canım yanmaz sanmıştım; Kendimi acı geçirmez sanmıştım Bağışıklık kazandığımı ruhsal acıya ya da ıstıraba Nisan Güneşiyle ısınmıştı dünyam yeşil ve altın renkleriyle pullanmıştı düşüncelerim ruhum neşeyle doluydu yine de hissettim yalnız neşenin zapt edebileceği o keskin tatlı acıyı Daha yükseğe uçtu ruhum martılardan durup bir nefes almadan çok yükseklere uçan şimdi sürtüyorlar pırpır eden kanatlarını gökyüzünün mavi çatısına (İnsan kalbi çok narin olsa gerek – atan bir nabız, titrek bir şey kırılgan, kristalden bir enstrüman parıldayan ya ancak ağlayabilen ya da şarkı söyleyebilen) Sonra, ansızın griye döndü kalbim ve karanlık neşemi alıp götürdü Mat ve ağrılı bir boşluk kaldı geriye dikkatsiz ellerin yok etmek için uzandığı benim gümüşten mutluluk ağım Hayretle duraksadı o eller beni sevdiğinden gök kubbemin enkazını görebilmek için döktü gözyaşlarını Sylvia Plath
1000Kitap
·
110 Gösterim
Yorumlar
Lütfen giriş yapınız.