Yeni bir ülkeyi keşfetmiş gibi mutfağın huzurunu ve sakinliğini farkettirdi. Mutfak, her zaman bir kaçış olmuştur benim için.
Baş karakter büyük kayıplarla hayata tutunuyor...
Normalde büyük çarpıcı bir olay yaşanmadan önce olay örgüsü sayfalarca açıklamalı yazılır. Ama bu kitap ne dendir ki (galiba kitabın olayı bu) bir olay olmadan sadece bir cümleyle hemen bomba gibi bir haberi şak diye veriyor. Nasıl tepki vereceğimi şaşırıyorum.
"İçim oyulup çıkarılmış gibi hissettim."
"Kafası kesilmiş bir tavuk gibi etrafta koşuyordum"
Bunun gibi benzetmeler içimi derinleştirdi...
Hissler...hiç abartılmadan çok doğal yazılmış...
Yaşamını çok travmatik geçirmiş. Başlarda güçlü kalmaya çalışan bir kızdı ama ilereyen sayfalarda yeni acılarla başbaşa kaldı. Yalnızlığı iliklerine kadar hissetti her zaman..depresyon... nasıl bir duyguda olduğunu çok iyi anlıyordum. Benimde hastalıklı geçirdiğim zamanlar oldu. Tedavi hâlâ devam ediyor. Okudukça o kadar haklı geldiki bana. Çok iyi duygularını kelimelere dökmüş. Yaşamayan bir insan okuduğunda hissedebilir o duyguları o sıkışık dakikalarda kalmayı.
Tırnak işaretini çoğu zaman koymayı unutmuşlar. Özellikle cümle bitiminde. Kafakarışıklığına neden oluyor..
Cümlelerin yumuşaklığını hissedebiliyorum. Günlük konuşmalar gibi olup ama sıradan olmayan anlatımına hayran kaldım. Çok safe...
Bir kitabı anımsatıyor. Duyguları, aşkı ve özellikle sabah koşusu! O kitap Gece ve Sonra . Aynı hislerle okuyorum. İki kitapta abartılı olayları olmamasına rağmen çok değerli...
Depresif olmanın nasıl bir şey olduğunu bu kadar iyi anlatıyor olmasına çok sevindim. Sadece bir günlük mutsuzluk olarak bilinmemesi gerektiğini iyi açıklayan çok anlaşılır hikaye silsilesi. Bende nedenleri çok farklı olsa bile hepsini iyi anlayıp onaylıyorum...
O veda o kavuşma anı aynı anda gerçekleşti...
Son sözlerine yürek dayanır mı?
Japon yazarların eserlerini genel olarak beğenmiyorum. Ama bu kitap bambaşka bir şey, mücevher diyebilirim. Abartıyor olabilirim ama benim için farklı...