Bertrand Russell ile ilgili okumamıza gençlik çağında yazdığı ve çok verimli düşünsel etütlerin yapıldığı bir kitap olan ‘Felsefe Sorunları’ kitabıyla devam ediyoruz.
Genelde çoğu insanın duyduğu ama tam manasıyla anlayamadığı ‘felsefi düşünce’nin ne olduğunun veya olması gerektiğinin anlatıldığı kitapta temel felsefe sorunları olan
-Görünüş ve gerçek
-Özdek
-İdealizm
-Bilgi edinme yolları
-Bilgi çeşitleri
-Bilgi güvenirliliği
-A priori bilgi
-Tümeller bilgisi
-Sezgi
-Tümevarım
-Doğru-Yanlış
-Olasılık
-Sanı
-Bilgimizin sınırları
konularına Russell’in derin ve geniş bakış açısı ile değinilmiştir.
Felsefi düşünceye ve felsefe tarihine hakim olan düşünürün süreç içerisindeki ilerlemeler bağlamında bir çok filozofu ve mistiği de eleştiriye tabi tuttuğu bu kitapla insan ile bilgi arasındaki ilişkinin ne kadar sağlam ve özgün olduğunu, bilginin kaynağının insan olmasının gerekçelerini, insan dışı bilgi kaynaklarının insan için zaten mümkün olamadığını, zihnin, algının, idelerin, duyumun, devinimin, zamanın, mekanın, zaman ve mekanın felsefi kavramlar olarak yeniden yapılandırıldığını görüyoruz.
Russell’in entellektüel cesaretiyle bir çok düşünsel düğümün açılmaya başlandığı kitap, insanı insana daha çok yakınlaştıran ve insan dışı bilgi kaynağı illüzyonlarıyla insani yetileri dağılan insanın tekrar toparlanması sürecine ciddi katkılar sunduğunu görüyoruz.
Yaşamımızda felsefi düşünceye ne kadar az yer verildiğini kitabı okuyarak daha iyi anlamak mümkün.
Belki de coğrafyamızdaki en büyük sıkıntı felsefeden ve felsefi düşünceden fazladan uzaklaşmış olmamızdan kaynaklandığını düşünüyorum.
Günümüz insanı bildiğine o kadar emin ki artık felsefeyle uğraşmaya vakit ayırmıyor.
Her şey hızlı üretime odaklanmış durumda. Oysa esas sorun yaşadığımız hayatı bu kadar hızlı ve tatminsiz hale getiren bilgilerin niteliğini düşünerek
“Dünyada mantıklı düşünen hiç kimsenin şüphe duymayacağı kadar kesin doğrulukta bir bilgi var mıdır? “ sorusunu kendimize sorabilmektir.
Dünyada sorulabilecek en zor soru olan bu soruya karşılık kaçamaksız ve inanılır bir yanıtın yolunu bulmanın önündeki engelleri saptadığımız anda felsefe çalışmalarına iyice girmiş oluruz.
Zaten felsefe böyle uç en keskin soruları yanıtlama girişiminden oluşmaktadır.
Düşünüre göre bunu yapan insan dogmalardan ziyade kendinden yani insandan, insan için, insan aracılığıyla üretilen bilgiyle dogmalardan ve dar bakış açılarından kurtulacağı gibi şimdiye ve geleceğe doğru da önyargısız bakabilecek ve evrenin genişliğine ve büyüklüğüne paralel olarak kendi iç dünyasını genişletecek ve derinleştirecekler.
Son derece güzel ve faydalı bir kitap.