Jung’un hangi kitabını okusam bir aynaya bakıyormuşum gibi hissettiriyor bana . Jung’un “içe bakan uyanır” sözü, sadece bir aforizma değil, adeta bir davet — kendi gölgeme, rüyalarıma ve bilinçdışımın kıyılarına uzanan bir çağrı. Sayfaları çevirdikçe sadece teorik bilgiler değil, derin sezgiler de ortaya çıkıyor; mitlerle örülmüş bir iç dünya ve o dünyanın haritasını sunan bir ruh çözümleyicisinin sesi. Özlem Küskü’nün dili sade ama etkileyici, Jung’un karmaşık fikirlerini anlaşılır kılarken büyüsünden de bir şey kaybettirmiyor. Kendine yönelmek isteyen herkesin kitaplığına bir pusula gibi yerleşebilecek bir eser olarak iliştiriyorum.