Puan vermedi·143 syf.··Beğendi
···Okunma: 11 Temmuz 2025 12:16 Bavulumdan Taşanlar
İçinde dört öykünün olduğu İnci Yılmazer’e ait kitabı bitirdim. Öyle sevdim ki yazarın kalemine sağlık, daha nice kitapları okuyucularıyla buluşsun
Emanet isimli öyküde, bazı insanların başkasına ait bir şeyi koruyup kollarken nasıl itina gösterdiğini, insanlığın ölmediğini ama bazı şeyler için geç kalınabileceğini okudum. İyi insanların hep olduğunu ama bizim onları farketmemiz yada değer vermemiz için yeteri kadar zaman olmadığını bu öyküyle bir kez daha anladım. Aile bağlarının, sorumluluk duygusunun ve göz ardı edilen sevgilerin zaman içinde nasıl şekil değiştirdiğini bazen ne kadar geç fark ettiğimizi anlatan derinlikli ve etkileyici bir hikaye. Bazı insanlar hayatımıza emanet gibi gelir, ama kalplerimizi ev olur. Önemli olan o kişilerin değerini, onlar gitmeden önce anlayabilmek…
İhanet isimli öyküde; bir insanın en sevdiği kişiler tarafından ihanete uğraması, yaşadığı acı ve sonunda dönüşümünü okudum. İhanet yaşanınca o güven kaybının insana nasıl ağır geldiğini, kolayca taşınmadığını görüyoruz. Bu öykü kırılan bir kalpten çok yüzleşme hikayesi.
Şikayet isimli öyküde; polis olan genç bir kadının görev bilinciyle yaşayıp hiç beklemediği bir gerçekle yüzleşmesini okudum. Ailemizden olan kişiler de olsa doğrunun yanında olmanın güç olduğunu ve biz saklasak da geçmişin elbet gün yüzüne çıkacağını biliriz. İşte tam da burda bu öykü adalet mi yoksa aile mi diye sorduruyor. Doğru olanı yapmak bazen en sevdiğini kaybetmek pahasına olabilir. Ama belki de asıl sevgi göz yummak değil, yüzleşmektir.
Minnet isimli öyküde ise; yıllar önce yapılanların, söylenenlerin, geçmişin, çaresizliğin,yoksulluğun ve bir annenin kalbine gömdüğü acının yıllar sonra ortaya çıkmasını okudum. Sevgiyle değil, mecburiyetle alınmış bir karar ve yıllardır iyileşmeyen bir yara…
Hayatın içinden kopup gelen anılar, izler, kırgınlıklar ve umutlar… bazı yükler sadece omuzda değil, ruhta taşınır… İyiki okudum dediğim bir kitaptı