Gönderi

İran'da Son Tango
8/10
·109 syf.··
Beğendi
·
2025 90. kitabı
Bu incelemeyi İran'dan, İran'ın Tebriz şehrinden yaptım. Gelirken yanımda Serkan Aslan'ın Tango Kokusu isimli kitabını getirdim. Çünkü Serkan Aslan Tebriz'de başlayan, İstanbul'a uzanan bir sürgün hikayesini yazmış. Tebrizli bir aile İstanbul'a geliyor, İstanbul'da yaşıyor ve orada yaşadıklarını oldukça güzel bir kurguyla Serkan Aslan kaleme almış. Ben de kitaptaki karakterler üzerinden ilerlemek istiyorum. Serkan Aslan kitabı Alemşah isimli bir kızın ağzından anlatıyor. Burada yazarı hemen tebrik etmek istiyorum. Sonuçta yazar erkek ama bir kızın ağzından yazmış, bunu Stefan Zweig da çok iyi yapar. Yani o kadın karakterleri sanki onların ruhuna girmiş de anlatıyormuş gibi anlatır. Yazar bunu gerçekten çok güzel yapmış. Alemşah İstanbul'a gelir, yeni bir ülkededir. Her ne kadar aynı millet, aynı dil olsa da farklı kültürlerde yetişmiştir ve o yüzden İstanbul'da biraz zorlanır. Ve Omega karakteri yani hikayemizin aslında baş karakteri de diyebiliriz ona. Aykırı bir tiptir, marjinal bir tiptir. Ne alaka şimdi İstanbul'da kimin ismi Omega ki diye soracak olabilirsiniz. Bunu, kitabı okuduğunuzda kendiniz orada göreceksiniz. Keman çalar, sanatla ilgilenir, sevgi dolu birisidir ama aykırıdır, protesttir. Farklı bir tiptir. Yazarın bu Omega karakterini okurken sanki yazarın kendi hayata karşı duruşunda, tavrında birçok nokta yakaladım. Aslında yazar kendi karakterinden, kişiliğinden, hayata karşı, sosyal, siyasi olaylara karşı duruşundan birçok izi Omega karakteri üzerinden vermiş. Ve tabii ki Tebriz'den gelen bu ailenin bir de babası vardır, Enver Bey. Bütün babalar gibi ailesini korumak, kollamak, geçindirmek ve onları kaçtıkları Tebriz şehri geldikleri İstanbul'da korumak, kollamak ve onları güvenli bir şekilde yaşatmak Enver Bey'in en çok istediklerinden biridir. Enver Bey karakteri beni kitapta çok etkileyen karakterlerden bir tanesiydi tıpkı evin annesi gibi. Her ne kadar baba evin dışında aileyi geçindirmek, korumak, kollamak istese de sonuçta ona bu gücü, bu enerjiyi veren, aileyi içeride bir ve beraber tutan anne karakteridir. Bence yazar anne karakterini de oldukça güzel resmetmiş. Şimdi hikayenin geçtiği yıllar arkadaş 1980'li yıllar. Malum İran'da rejimin değiştiği yıllar da o yıllardır. O yıllar aynı zamanda Türkiye'de de 12 Eylül askeri cuntasına giden sürecin yaşandığı yıllardır. Ve yazar iki ülke arasında bazı yerlerde paralellikler kurar. Evet insanlar İran'dan kaçmış Türkiye'ye gelmiştir ama Türkiye'de de siyasi olaylar, cinayetler, faili meçhuller oldukça fazla yaşanmaktadır. Yani yazar bir taraftan İran'ı anlatırken bir tarafta o dönemin Türkiye'sini anlatıyor. Kitabın içerisinde bir sürü her ne kadar bir aşk hikayesi olsa da kitabın içerisinde bir sürü toplumsal analiz var. İnsan psikolojisi, farklı kültürler, siyasi eleştiriler. Yazar bir yandan çok milli, çok yerli duruşu olan biri olduğunu hissediyorsunuz hikayenin altı metninde. Ama öte taraftan da oldukça hümanist farklı renklere, seslere, müziklere, inançlara, kültürlere de kapısı açık bir insan, gönlü açık bir insan. Evet, Serkan Arslan'ın hikayesinin kurgusu evet güzeldi ama ben hikayenin içerisindeki dili kurgudan daha güçlü buldum. Çok güçlü cümleler var. İnsanı yakalayan, insanı sarsan çok güçlü cümleleri var. Yani çok sıradan yani İstanbul'da insanın yürümesine tuttu da İstanbul'da güneşin doğuşuna kadar bir çok böyle ufak tefek küçücük detayı o kadar güçlü bir edebi dille ve insanı böyle yakalayan aforizmalarla, metaforlarla anlatmış ki açıkçası yazarın dilinden etkilendim arkadaşlar. Çok yerini çizdim. Yani o kadar çok cümlenin altını çizdim ki neredeyse kitabın yarısını çizdim desem yeridir. Şunu da söylemek istiyorum. Aslında evet bu kısa bir roman muhteşem bir film senaryosu olur. Hatta yazarın bizzat kendisine de söyledim. Acaba biraz daha karakterleri, olayları, analizleri daha ince ince ince dokuyarak acaba daha geniş bir eser olabilir miydi diye düşünmeden edemediğimi yazarın kendisine de ifade ettim. Güzel bir hikayeydi arkadaşlar. Keyifle okudum. Dili de güzeldi. Kurgusu da güzeldi. Yazarın duruşunu da beğendim. Metini büyük bir keyifle okudum. Sizlerin de aynı şekilde okuyacağını düşünüyorum. Bir sinema senaryosu olmaya çok müsait bir kitaptı. İçinde aşk da var. Sosyolojik analizler de var. Siyasi söylemler de var. Ne arıyorsanız var.
Tango KokusuSerkan Arslan · Pankuş Yayınları · 202527 okunma
··
550 Gösterim
1 Yorum
Lütfen giriş yapınız.
Varolun kıymetli hocam