Puan vermedi·215 syf.··
2025 513. kitabı
Kitap Lard Stevendsan’ın Yalnızlık Felsefesi kitabında modernlesşmenin yalnızlığı arttıran bir etkide bulunduğu algısını eleştirerek başlar.Devamında bu eleştirisini temellendirir. Modern psikoloji yalnızlık hissine olumsuz bir bakışla bakarken varoluşçular yalnızlığın olumlu yönünü vurgular.(s.18-19) “Yalnızlığın modernlikle artan bir sorun değilde modern yaşamın kabul edilmesi gereken bir görünümü olduğu şeklindeki görüş akademide de yerleşmeye başladı ve akademide Erin Klinenberg’in ileri sürdüğü solo yaşam kavramı tercih ediliyor.” (s.25) Abdülfez Süleymanov’a göre solo yaşamı tercihin sebepleri; Birçok sorunla uğraşmak birine bağlanmak yerine sololuğun tercihi Kalabalık kent insanının stresten yorgun düşmesi İletişim teknolojilerinin yalnızlığı derinleştirmesi Azalan güven duygusu,artan boşanma oranları,evlilikten kaçınma Bu tercihin neticeleri; Azalan evliliklerin nüfus kompozisyonuna zararı Sosyal güvenlik sisteminde sorunlar Ahlaki erozyonlar( s.26-27) “Yalnızlığınyaşlılıkta çok daha önemli olduğunu gençken bir şekilde yalnızlık sorunlarıyla baş edebilen insanların yaşlanınca işlaerin daha da zorlaşacağını belirten Süleymanov,yalnız yaşamanın yaşlılarda hastalık,bunama,intihar ve ölüm oranlarını arttırdığını,bizim yaşlılarımızda da benzeri yalnızlık komplikasyonlarının görülmeye başladığını söylüyor.”(s. 28) Ülkemizde nüfusun %4.3’ü yalnızdır.Modernleşmeyle yalnızlık at başı gitmektedir. 2014’de %13.5,2015’de %14.4,2016’da %14.9,2017’de %15.4 olarak artmaktadır. “Batı’dan sadece teknoloji değil onunla birlikte değerler ve yaşam tarzı da çığ gibi ülkemize geliyor.” (s. 28) “Boşanma ve yalnız yaşama oranlarındaki önlenemez artış sadece bir toplumsal çözülme manası taşımadığı asıl meselenin geleneksel aile karşıtlığı olduğu solo yaşamın günümüz toplumsallığının basit bir yan etkisi veya komplikasyonu değil basbayağı bilinçli bir tercih olarak gündeme geldiği her geçen gün daha bariz biçimde ortaya çıkıyor.”(s. 29) “Modern insan her ilişkinin emek gerektirdiğini anlamıyor diğer insanları yapışıverecekleri nesne gibi görüyor.” “Hakiki yalnızlık hissinden varoluşsal yalnızlığını fark edip olgunlaşmaya çalışanlardan ziyade yalnızlık edebiyatının ve çoğu zaman bencilce yaşamayı seçenlerin arttığını görüyor Rollo May.”(s. 35) Bauman’ın görğşleri; “Bir yanda özgürlük ihtiyacı bir yanda aidiyet açlığı;bir yanda yalnızlık diğer yanda topluluğun içinde erime." korkusu (s. 42) “Günümüz insanı,görünüşte kendi kararlarını vermeye muktedir bir bireye benziyor ama yakından bakıldığında adeta kararnameyle birey olmuş gibi.” (s. 43) “Yaşadığımız dünyada özgürlükçü gibi görünen politik ve ideolojik totaliterliğe karşı olduğunu söyleyen bir söylem ağı hakim oysa özgürlük sadece görünüşte.”(s. 47) “Geçen yüzyılda ailelerin özünü oluşturan bütün fonksiyonlar şimdi onun dışına çıktı.”(s.47) “Baba otoritesinin yerini güç empozesi almış durumda.”(syf.48) “Aşk beklentisi yok sürdüğü kadar algısı var.Sevgilim yerine partnerim kullanımı var.”(s.48) “Her geçen gün ivmesi artan bir hızla bizde Batı’ya benziyoruz.Bunun için Batıdaki tartışmaları bilmeli,aileden ve insanlığın değer mirasından yana olanların söylediklerini ve eleştirilerini heybemize katarak üzerimize çığ gibi gelen modernliği kendimize özgü ve değerlerimize uyumlu bir hale getirebilmek için ne yapmamız gerektiğine kafa yormalıyız.”(s. 51) “İlişkilerimiz bizi öylesine biz yapan niteliklere sahiptirler ki insanı toplumsal ilşkilerin toplamı olarak tanımlamak hiç de indirgemeci bir yaklaşım değildir.”(s. 52) “İnsan,aile ve toplum içinde yaşayan ama özünde tek başına bir varlık.Tek başına oluşumuz hem bir varoluş boyutu hem de varoluşsal bir çaresizlik için kaynak.”(s.53) “Toplumsal yalnızlık modern hayatın getirdiği cemiyet ortamlarının azalması,ilişkilerin sağlamlaşması gibi durumların sonucu olan bir olgu.Modern toplumda kimseye selam vermeden günler boyu yaşamak bile mümkün,uygar ilgisizlik/medeni lakayıtlık deniyor bu duruma”(s. 56) Yalnız insan ne yapmalı? *Öncelikle yalnız olduğunu kabul etmeli *Yalnızlık hissini güvendiği kimselerle paylaşmalı *Subjektif bir değerlendirme olan yalnızlık hissine teslim olmamalı her fırsatta insanlarla temasta olmalı *Yalnızlık halini bir merak,hobi,yardım kuruluşunda görev alma,yazma çabası,ibadet vb. ile değiştirmeli *Tebdili mekanda ferahlık vardır ya seyahat etmeli *Kendini yalnızlıknmağarasına kapatmak yerine sanatın,güzelliğin,dikkat ve özenin kucağına bırakmalı *Özbakımını arttırmalı *Bize ihanet etmeyecek kitaplarla hemhal olmalı (s. 57-59) İnsan varoluşunun aynı anda faal olan üç boyutu vardır: 1-Etrafındaki Dünya:Döngülere bağlı bir çevreyle mukayyet,biyoloji inceler. 2-Paylaşılan Dünya:Temelini Diğer insanlar oluşturur,uyum gerekir,sosyoloji inceler. 3-Özgür Hissettiğimiz Dünya:Bir ben vardır benden içeri,psikoloji inceler. İnsanın aynı yer ve zamanda farklı varoluş boyutları. Modern bilim bu alanları farklı bilim dallarına inceleterek bilmeye çalışır.Oysa insana dair her ne varsa,bu üç varlık alanının aynı anda var olan görünümlerini aynı anda ele almadan insani varoluşun bütünlüğü yakalanamaz.(s. 61-62) “Modern zamanlarda insan üç farklı boyuttaki varoluşunun her biriyle ilgili ayrı ayrı mahrumiyet halleride yaşar.”(s. 62-63) “Yalnızlık yalnız olma arzusu hayatın distolik(kalp kasının gevşemesi) anını oluşturur ve buna başkalarıyla ilişki kurma özlemi eşlik eder.”(bu özleme ile insanlara yönelişimiz ise kalbin kasılması sistoldür)(s. 66) “Modernler insan ilişkisine emek değil bağımlılık penceresinden bakıyor çoğunlukla.Ne tek başına olabiliyor ne de toplumla birarada olmanın gereklerini yerine getirebiliyor.” “Yabancılaşma diye ifade etmeye çalıştığımız her ne varsa özümüzden yitirdiğimizi sandıklarımızla lakalı ve bu yitiriş modernleşmeyle çok arttı.”(s.81) “İnsan olarak öz varlığımıza uygun rol ve sorumluluklarımızı yerine getirmekten yaratılış gayemizden ne kadar uzaksak o denli yabancılık hissi yaşarız.”(s.84) “Anlamsızlık hissinin insandaki en belirgin görünümü can sıkıntısıdır.”(s.89) “Can sıkıntısı umutsuzluk öncesi sessizliktir.”(s.90) “Umut hayatımızdan çekilince;can sıkıntısı,endişe,anlamsızlık,umutsuzluk,melankoli, hayat sahnemizi doldurur.(s.91)” “Hayatımızın anlamı,amaç ve ideallerimiz umudumuz tarafından belirlenir.”(s.91) “Depresyonda umutsuzluk arttıkça duygular silinmeye başlar.” “Depresyon ilerlerse,geleceğin ufku giderek kapanır şimdiki ve geçmiş zaman genleşir ve hakim hale geirken çölleşir.”(s.94) “Mutluluk kelimesinin muhtevasını,zamanı şimdiye,amacı anlık zevke indirgeyen modernlik bozdu.”(s.101) “Modernlikle birlikte mutluluk,bencil ve yalnız insanların anlık keyif almalarına dönüştü.”(s.102) “Modern zamanda kanaatkarlık,sağlıklı çalışkanlık,insanlara faydalı olma ve hizmet etme anlayışı değil de dizginsiz bireysel hız destekleniyor.”(s.103) “Haset sahibi kişi; *Açgözlü,tamahkar,kaprisli.kindar,nankör *Hep eksiklik duygusu hisseden *Yalan,iftira,gıybeti insan ilşkilerinde olağan konu olarak gören *Karşıdakinin itibarını ve varlığını yok etmeyi hedefleyen *Kindar,nankör *Karşısındakinin itibarını ve varlığını yok etmeyi hedefleyen *Karşısındaki insanı totan reddeden kendine güvensiz”(s.104-105) “Kendinden hoşnut olmayan güven sorunu yaşayan mutsuz insanlar,kendilerini olumsuz algılarlar.İnsanları asıl amaçları kendileri olsada yargılarlar.Sizi içine çekeceği kadere saplanmayın.Onu anladığınızı ama olumsuzluğu büyüttüğünü hissettirin.Olumlu özelliklerine vurgu yapın.Samimi olun.Sosyal ilişkiden uzak kaldıkları dönemde ısrarcı olun.” (a.106-107) “Umut hem iyi olma,kendimi iyi hissetme(well-being) hem de psikolojik sağlamlıkla (relience) çok yakından bağlantılıdır.Umut,psikolojik sermaye/sosyal sermaye alanında en kıymetli hazinedir”(s.116) “Umut,şimdiki ve buradaki halimizin başköşesine oturmuş vaziyette ama gelecekle olan bağlantısı nedeniyle bizi ileriye doğru ittiriyor,teşvik ediyor.” (s.117) “Umutlanmak,henüz doğmamış ,gerçekleşmemiş,ortaya çıkmamış olana çaresizliğe kapılmadan hazırlıklı olmak demektir.Umutsuzluk,tüm umutların tükenmesi değil şu anda içimizdeki umut rüzgarının esintisinin hissedilmesi manasına gelir.” (s.119) “Sahih umut gerekçelere dayanır ama yanılabilir olmayı kabul eder.Umut geleceğe yönelik güzel bir yolu araştırmaktır.Umut kaderin olduğu kadar boş hayalciliğinde karşısında yer alır.Umut,insanın kendine,inancına sadık kalması bir azim ilkesi ve erdemidir.”(s.122) “Umut,iyiye,erdeme ve değer oluşumuna yol açan bir kaynaktır.Umut,erdeme dönük yanımızın besleyici motivasyon sağlayıcısıdır.Umut ancak çaba ve emek ile mümkün olan çaba ve emek olmasa işe yarayamayacak olan arzu türüdür.(s.129) “Kişi neyi hakkıyla umabileceğini inancı sayesinde idrak edebilir.İnanç ne kadar akılcı zemine dayanıyorsa umut o kadar artar.(s.132) “Sağlıklı insan ilişkilerinin mayası,iletişimin en üst noktası;empati,iyi bir dinleyici olduğunu hissettirme,objektif kalarak sempatiden uzak anlamak ve anladığını anlatmak.Duygusal zakanın ana unsurlarından eleştirel düşünme zihinde canlandırmayı arttırır.(s.146-148) “Affetmek,başa geleni unutmak değil,kin beslemeye son vermektir.Affeden hem içindei hasetle mücadelede hem kişilik gelişiminde olgunluğun doruk noktasına ulaşmıştır.”(s.168) Andro Comte-Sponville:”Merhamet,bir ıstıraba yöneliktir ve ıstırapların çoğu masumdur.Bağışlama,hatalara yöneliktir ve çoğu hata yapana acı vermez.” “Affeden insan;anlayışlıdırbasiret sahibidir,insanlığının hürriyetinden suçluyada verecek kadar cömerttir.” (s.170) “Her irade affetmeyi başaramaz.Affedebilme,ahlaki,vicdani olgunlaşmanın işareti olup öğrenilebilmesi için bilgi eğitiminin dışında kendine özgü bir talim ve terbiye gerektirir.” “Psikolojik olarak sağlam olan kişiler,kendisine bakım verene müspet izlenim bırakır, aileden duygusal dengeli bir kişiden destek alır.”(s.178) “Güven;itimat ve emanet(trust),asayiş ve emniyet(safety).” “Yeten Allah vergisi mütevazi olun,şöhret insanlardan müteşekkir olun,kendini beğenmişlik sizdendir dikkatli olun.”(s.194) “Hasbi,Halis,Sahici,Otantik insan; *Biricik olduğunun özellik ve sorumluluk getirdiğinin farkında *Halini sorgulayıcı,içsesini dinleyen *Çelişki ve çatışmalarını kabul eden,razı *Şeylerin biçimleriyle değil bizatihi kendisi ile ilgili *Özgür olduğu kadar sorumlu *Samimi,tatminkar *Kendine verilen fani ömrü en iyi şekilde geç,rmeye çalışan”(s.203)
Yalnızlık ve UmutErol Göka · Kapı Yayınları · 202057 okunma
130 Gösterim
Yorumlar
Lütfen giriş yapınız.