Şimdi bir düşünün… Elinizde mükemmel işleyen bir Rolex var ama kimin yaptığı belli değil. Ne kutu var, ne garanti belgesi. Ve biri çıkıp diyor ki:
“Bu kendi kendine oluşmuştur.”
E bizim Türk refleksi:
“Yok yaa… Bi saatçi yapmıştır kesin!”
Ama Richard Dawkins küt diye giriyor sahneye:
“Saat varsa saatçi vardır” diyorsan, doğaya biraz daha dikkatli bak koçum. Çünkü bu saatçi kör… ama evrenden daha sağlam işçilik çıkarıyor!”
Konsept ne?
Darwin’in torunu gibi takılan Dawkins, bu kitapta eline genetik mikroskop alıp Tanrı fikrine dürbünle bakıyor.
“Evrim rastgele değildir; ama amaçlı da değildir” diyor.
Yani ne dua alıyor, ne sipariş. Sadece… hayatta kalanın hikâyesi yazılıyor.
Sonuç:
Bu kitap bir inançsıza “bende zaten şüphe vardı” dedirtiyor; inananı ise biraz daha derin düşünmeye çağırıyor.
Ama herkes için geçerli olan şu:
Dawkins, Tanrı’yla kavga etmiyor; sadece doğaya mikrofon uzatıyor.
Okumadan geçme. Çünkü bu kitap, sadece Tanrı fikrini değil; seni de sorgulatır.
“Ben neyim? Nereden geldim?”
Kör SaatçiRichard Dawkins