Gönderi

10/10
·275 syf.··
2025 14. kitabı
·
6 günde okudu
·
Okunma: 13 Temmuz 2025 00:00
Bazı kitaplar vardır, birinci kitabın bıraktığı yerden kalbini alır ve bu kez daha derinlere, daha karanlık ama bir o kadar da gerçek bir yere götürür. Güneşi Uyandıralım, Şeker Portakalı’nın minik Zezé’sinin büyümeye başladığı, çocuklukla yetişkinlik arasında sıkışıp kaldığı o sancılı dönemin hikâyesi. Bu kitapla birlikte Zezé büyüyor ama sanki büyüdükçe biraz daha yalnızlaşıyor. Zezé artık eskisi kadar çocuk değil ama henüz tam anlamıyla yetişkin de değil. Hayal gücüne, Minguinho’ya sığınmıyor artık; bu kez içini kurcalayan gerçeklerle, hayatın yüzüne çarptığı duvarlarla baş başa. Kalbinde hâlâ çocukluk özlemi, ama gözlerinde yavaş yavaş yerleşen bir olgunluk var. Bu geçiş dönemi öylesine güzel ve sarsıcı anlatılmış ki sayfalar arasında kendimi bazen kaybolmuş hissettim. Zezé'nin iç dünyasında taşıdığı acılar daha da derinleşmiş. Kalbinde hâlâ Portekizli’nin acısı var. Ama artık ona sarılabileceği bir portakal ağacı da yok. Bu kitapta Zezé’nin yalnızlığı, sevgisizliği ve içsel çatışmaları daha ağır bir tonla anlatılmış. Gülmek zorunda kalmanın, güçlü görünmenin, içindekileri bastırmanın yükü o kadar gerçek ki… Sanki yazar sadece Zezé’yi değil, bizim içimizde büyüyememiş çocukları da anlatıyor. Maurice karakteriyle birlikte, Zezé'nin bir yetişkinle kurduğu o derin ve özel bağ yeniden can buluyor. Ama bu ilişki, Portekizli’den farklı bir düzlemde. Maurice, Zezé’nin hayatındaki boşluğu biraz olsun dolduruyor ama yine de o boşluk tam kapanmıyor. Çünkü bazı eksikler tamamlanamaz, bazı acılar unutulmaz. En çok da şu cümle içimde yankılandı: “İçimde bir yerde hâlâ küçük bir çocuk ağlıyordu ama kimse duymuyordu.” İşte bu satır, Zezé’nin büyüdükçe yaşadığı en büyük gerçek: Kalabalıklar içinde yalnızlık. Sevgiye duyulan o bitmek bilmeyen özlem. Ve belki de çocukluğun masumiyetini kaybetmenin verdiği hüzün. Güneşi Uyandıralım, okuyucuyu duygusal bir yolculuğa çıkarıyor. Daha az hayal, daha çok gerçekle. Ama yine de Zezé'nin içindeki sevgi, onu hâlâ özel ve güçlü kılıyor. Zezé büyürken, biz de onunla birlikte büyüyoruz. Belki biraz daha yalnızlaşıyoruz ama daha çok hissediyoruz. Çünkü bu kitap, duyguyu iliklerine kadar yaşatıyor. Son sözüm: Bu kitap bir çocukluktan vedadır. Ama aynı zamanda içimizdeki çocuğu sonsuza dek kaybetmemek için atılmış bir çığlık da olabilir. Zezé’yi tanımak, onunla ağlamak, onunla büyümek... Bu deneyim, kitaplardan çok daha fazla
Duygu ve Düşünce
Güneşi UyandıralımJosé Mauro de Vasconcelos · Can Yayınları · 202542,8bin okunma
·
47 Gösterim
Yorumlar
Lütfen giriş yapınız.