"Ah empati...En zehirli aydınlanma yoludur."
İncelemeye başlamadan önce samimi davranacağım arkadaşlar. Tür olarak pek okuyamadığım daha doğrusu içine giremediğim bir eser elimdeki. "Eee niye aldın ki , niye kendini zorladın ki okumak için" gibi sorular gelebilir aklınıza haklı olarak. Özellikle tadı damağımda kalan ve devamını beklediğim Diyarın Kıyameti : Filin Gazabı ile nirvanaya ulaşan sevgili Oktay Volkan Alkaya nın kaleminin büyüsü diyebilirim bu sorulara. Yazar ne yazsa okurum ki siz sormadan söyleyeyim arkadaşlar ; külliyat baştan sona okundu tabii ki. Dolayısıyla distopik eser incelemesinden ziyade kendi bakış açımla ele alacağım baştan belirteyim. Fazla uzatmadan şimdi gelelim eserimize ;
Kainat Holding'in veri giriş uzmanı sevgili Ahir karşımda olsan yüzüne öyle güzel duygularla hitap edeceğim kiiii !! Yani düşünün öyle bir sevgi içimdeki. Gerçi buna gerek yok sağolasın her fırsatta kendini "ben bir p*sliğim"diye tanımlıyorsun ( eminim tanışınca siz de aynı duyguları hissedeceksiniz). Neyse şirkette hak ettiği yerde olmadığını düşünüp istifa etmeyi kafasına koymuşken Sanem ' e tutulmasıyla kararından vazgeçen Ahir ' in mailine bir gün patronun en büyük rakibi Şifa Haris' ten mail düşer. Süsleyip püslemeden doğrudan söyleyeyim patronu bitirme işbirliği teklifi desek daha doğru olur! Ve olaylar başlar..
Kainat Holding ' in işleyişine biraz değinecek olursak ; "bugün kendin için ne yaptın " parolasıyla "büyük patron Rahman Cece için ne yaptın " denilmek istenen , çalışanların hiçe sayılıp patron merkezli var olan şirketimiz. İşte buralarda 1984 ' ün "big brother is watching you" sahnesini hatırlattı bana ister istemez !!
Peki okurken çalışanların isyanı ve isyanlara müdahale sahneleri (Buralar bir yerden tanıdık geliyor ya neyseeee!! ) en fazla dikkatimi çeken eserde bu işbirliği sizce işe yarayacak mı , yoksa hiç beklenmedik bir son mu bizi bekliyor? Tüm bu soruların cevabı için buyruuuunnnn eserimize arkadaşlar. Şimdiden keyifli okumalar..