Geçmişle kurulan bağ, sadece bilgi meselesi değil, aynı zamanda bir varoluş sancısıdır. Oktay Özel, bu kitapta Türkiye’de akademik tarihçiliğin hem yapısal açmazlarını hem de tarihî bilinçle kurduğu problemli ilişkileri masaya yatırıyor. Popüler tarih üretiminin ideolojik çağrışımları, devletin resmî tarih anlatısıyla iç içe geçerken, akademik tarihçinin alanı giderek daralıyor. Özel’in kalemi bu daralmayı teşhis etmekle kalmıyor, etik ve epistemolojik bir müdahaleye de çağırıyor. Kitap boyunca hissedilen en güçlü tema, geçmişi yazmanın iktidar ilişkileriyle ne kadar örülü olduğu ve tarihçinin bu ilişkiler karşısında nasıl bir duruş alması gerektiği. “Tarihi savunmak” burada nostaljinin değil, entelektüel namusun bir gereği olarak beliriyor. Dün Sancısı, Türkiye’de tarihçilik mesleğine sahip çıkan, sorgulayan ve dirençli bir dil öneriyor. Her satırı, tarihle kurulan düşünsel bir hesaplaşma.