·280 syf.··Beğendi
···Okunma: 14 Temmuz 2025 22:21 Ortada bir cinayet… Cinayetin etrafında ikiz kardeşlerin hikâyesi… Sanki bir değil de iki kitap okuyormuşçasına bir haz veren bu kitabın sonuna kadar cinayeti kimin işlediğini merak ediyorsunuz fakat çok daha büyük bir sürprizle tüyleriniz diken diken oluyor. Aslında kitaba ilk başladığınızda cinayetin Ahmet ya da Mehmet’le ilgisi var sanıyorsunuz ama asıl olay Mehmet’in aşk hikâyesi. Ahmet’in ve ikizi Mehmet’in kayıplarla, aşkla, heyecanla dolu bu hikâyesi gerçekten okunmaya değer. Romanın içeriğinden çok kısaca bahsedeyim: Ahmet, bir arkadaşının cinayete kurban gittiği haberini alır. Bu cinayetle ilgili araştırma yapmaya gelen bir kızla tanışır. İkizi Mehmet'in hikâyesini bu gazeteci kıza anlatmaya başlar. Başta dediğim gibi romanın bir cinayetin çözülüşünü anlatacağını sanıyoruz, gazeteci kız da aslında Mehmet'in hikâyesini bu yüzden dinlemek istiyor fakat hikâyenin cinayetle bağını okuyucular gibi o da kuramıyor. Önce dinlemek istemiyor sonra ise her seferinde merakına yenik düşerek hikâyenin tamamını dinliyor. Roman aslında bu merakla birlikte sürükleyici hâle geliyor. Devamını anlatmayacağım çünkü okurken alacağınız keyfi azaltacağını düşünüyorum.
Bu incelemeyi yaparken spoiler vermemek için çok büyük bir çaba harcadığımı itiraf etmeliyim. (Zaten okuyunca anlayacaksınız.) Kitap daha ilk sayfasından itibaren sizi içine çekiyor ve hem bitmesin hem de bir an önce bitsin istiyorsunuz. Zülfü Livaneli’nin Ahmet’in ağzından aşka dair düşüncelerini okurken “Evet ya, gerçekten de böyle!” diyerek kendinizden izler bulacağınız, okuduğunuza pişman olmayacağınız harika bir eser. Öyle ki anneme zorla “n’olur bu kitabı oku!” diyerek okutmaya başladım, okusun beraber dedikodusunu yapacağız :)
Hâlâ okusam mı acaba diye tereddüt edenler varsa etmesin ve hemen okumaya başlasın. Keyifli okumalar!