Puan vermedi·320 syf.··Beğendi
···Okunma: 18 Temmuz 2025 18:15 Bazı anları seviyorum. Hiçbir beklentiniz olmadan, hayatı akışına bıraktığınız bir dönemde, umursamadan elinize aldığınız bir kitabı su içer gibi okuduğunuz o anlardan bahsediyorum. Size de olmuştur mutlaka. Beklentisiz, salt zaman geçsin diye ya da "bu da ne anlatıyor acaba" diyerek elinize aldığınız bir kitabın içinde olduğunuz sevimsiz anları unutturacak, yaranıza merhem gibi gelecek bir kitap olduğunu anladığınız o an... yazarın bu kitabı bana tam olarak bunu yaşattı.
Kitabın kahramanı 41 yaşında sıradan biri gibi görünse de hayatı çok tuhaf bir "rahatsızlık"la yaşamak zorunda. Zamana karşı akıl sağlığını korumak, sevdiklerini korumak, fedakarlıklar yapmak falan kısacık ömrümüzde büyük bir başarı hatta bir erdem. Ama bunu çok daha uzun süreler boyunca yapmak zorunda olunca işler biraz değişiyor. "Mayıs sinekleri" kadar kısa süren ömrümüze ne de güzel şeyler sığdırmak mümkün. An'da olmak ne güzel bir kavrayış...
Yazarın okuduğum ilk kitabı. Daha önce başka kitaplarını da görüp fazla popüler bulduğum için okumamıştım. Bunu da iyi ki, kendime karşı gelip okumuşum diyorum. Tam ihtiyacım olan cümleler çıktı karşıma. Duymak istediğim sözler... bir kitap okudum hayatım değişti sığlığına düşmeye gerek yok ama, elimden bırakmadan, keyifle okuduğum bir kitaptı. Bunun filmi çekilse ne güzel olur demiştim, sondaki teşekkür kısmından anladığım kadarıyla Benedict Cumberbatch abimiz de bunu fark etmiş. Umarım kısa zamanda filmini izlemek de nasip olur. Sevgiyle ve kitapla kalın...