Zamanın Gölgesi, Sidem’in özgürlük arayışıyla başlayan ama beklenmedik bir evliliğe sürüklenen hayatını anlatıyor. Yurt dışında tanımadığı biriyle yaptığı bir sohbet, kaderinin yönünü değiştiriyor. Bu yolculukta hem kadın, hem anne, hem de en çok kendisi olmayı öğreniyor.
Sarp ve Sidem arasındaki ilişki beni hem güldürdü hem de düşündürdü. Aralarındaki diyaloglar gerçekten çok eğlenceliydi, bazı sahnelerde yüzümde koca bir gülümsemeyle okudum. Ama aynı zamanda bu ikilinin zamanla nasıl dönüşüp birbirine gerçek duygularla bağlandığını izlemek içimi ısıttı Aralarındaki çatışmalar bile içten ve gerçekçiydi.
Kitabın bir diğer güçlü yanı, sadece Sidem’in değil, Sarp’ın bakış açısından da olayları görmemizdi. Bu çok önemli çünkü karakterlerin iç dünyalarına eşit mesafede yaklaşmamı sağladı. Sarp’ın kızına olan bağlılığı, yaptığı her hamlenin ardında yatan duygusal nedenleri daha iyi anlamamı sağladı. Özellikle bir baba olarak verdiği mücadele beni duygulandırdı
Sidem’in ailesiyle olan çatışması ve yalnızlığı, çok gerçek ve dokunaklı bir şekilde yansıtılmış. Ailesiyle yaşadığı baskı ve dışlanmışlık duygusu, özgürlüğe olan açlığını daha da görünür kılmış.
“Zamanın Gölgesi” serinin ilk kitabı ve çok güçlü bir başlangıç yapıyor. Hem duygusal hem de eğlenceli bir hikâye arayanlar için biçilmiş kaftan. Eylül’ün sade ama etkileyici anlatımı, karakterlerin gerçekçiliği ve hikâyenin ritmiyle birleşince elimden bırakamadım. İlişkiler, aile, özgürlük ve aşk temalarıyla dolu, sıcacık bir roman arıyorsanız bu kitap size iyi gelecek