Goethe'yi tanıdığım roman oldu. Roman, Goethe'nin Weimar yıllarını ve toplumda büyük bir olaya yol açan Johanna'nın idamla yargılanmasını anlatıyor.
Genç Werther'in Acıları romanı çoktan yayınlanmış, ününe ün katmış, bu ünle de Weimar'a gelmiş ve Dük'ün en sevdiği gizli danışmanı olmuştur. Dük'le birlikte çıktıları partilerin, av gezilerinin, eğlencelerin hepsi (istediği kadar müsriflik olarak görsün hepsine istekli katılıyor) hoşuna gidiyor. Dük'ün yardımcılarından aristokrat bir adamın karısıyla aşk yaşıyor, adamın oğlunu kendi öğrencisi gibi görerek bilgi ve donanımıyla yetiştiriyor, başka kadınlarla günübirlik ilişkiler yaşıyor. Dük'ün ona verdiği teftişlik görevini yerine getirmek için de gezilere çıkıyor. Bu teftişlerle de aristokrat zenginlerle yoksul halkın arasındaki uçurumun farkına varıyor bin yedi yüzlü yıllarda.
O sırada Weimar'da idam cezası uygulanmakta hem de en korkunç biçimlerde. Romanda (belgelerden yola çıkılarak) detayları verilen idamları burada anlatmak istemiyorum çok korkunç. Goethe ve Dük idamın kaldırılmasından yanalar. Ama Dük ne kadar istese de yanındakilerin vereceği tepkilerden çekiniyor.
Romanın Johanna'yı anlattığı kısımları burada anlatmak yerine romanın içinde okumanızı çok istiyorum. Goethe de Dük'ün gizli konseyinin üyesi olduğu için davayla ilgili görüş bildirmekte. İdamın tamamen kaldırılmasından yana olan Goethe... Spoiler vermeden söyleyemiyorum ama romanın sonunda istediği kadar böyle alacağını anlamamış gibi anlatsınlar düzgün bir oy vermeliydi çekimserliği Dük'ün kendisini Goethe'nin de yalnız bıraktığını düşünüp yanlış karar vermesine sebep oldu.
Goethe o yıllarda Faust'u yazmaya başlamış ve Johanna'yı, Faust kitabındaki Margeretha figürünün hayattaki karşılığı gibi görmüş.