Thomas Mann'in Seçilen eserini bir çırpıda merakla ve zevk alarak bitirmiştim. Ama bu eseri beni çok yordu. Bu eseri kavrayabilmek için şu an ki bilgi birikimimin en az üç katı bilgi olması ve üstüne diğer dünya dinleri hakkında yakından görüş almam ve dilbilim çalışmam gerekir. Kitabın konusuna gelecek olursak yazarımız birden fazla konu hakkında devamlılığı olmayan birden fazla şahıslar tarafından dinler, ırklar,krallık, cumhuriyet, meşrutiyet, cinsellik, ülkeler vb. her konuda on sayfayı geçmeyecek biçimde felsefe-deneme şeklinde diyaloglarla kitabı ilerletmeye çalışmış ama daha çok deneme hissiyatı verdi bana. Yani bir yemek yapmak için her türlü malzemenin olduğu ama ortaya bir yemek çıkaramadığı hissiyatı verdi.Yazarımız bütün bilgilerini tek bir kitapta vermek yerine, konusuna göre farklı sekiz deneme kitabı yazsa idi çok daha etkili ve hakkında bir çıkarım yapılabilecek bir eser olurdu ve bu kadar da okuyucuyu yormazdı.Bu kitabı okurken karakterleri öğrenmenize, nerede geçtiğine zerre önem vermenize gerek yok. Mühim olan fikir münakaşaları. Hatta zaman zaman herhangi bir sayfadan başlayıp beğenmezseniz başka bir sayfadan devam edebilirsiniz. Hiçbir şey kaybetmezsiniz konu bütünlüğü ya da olay örgüsünü takip edecek bir durum yok. Çok önemli bilgilere kapımızı açsa da çok yorucu bir kitap. 800 sayfalık bir deneme açıkçası, bu kitabını okumamış olmayı yeğlerdim. Daha önce Thomas Mann okumamışsanız kesinlikle bu eserle başlamanızı istemem.