Fatih Cihat Köksal Selam dostlar;
Kışın okumayı ve size uzun uzun yazmayı istediğim bir kitaptan bahsedeceğim. Öncelikle Yazarla tanışma şerefine nail oldum. Türkiye'ye tatile geldiğim bölgede bir otelin satınalma biriminde görev yapmaktaydı. Tamamen rastlantı olan bu karşılaşma umarım uzun soluklu bir dostlukla taçlanır.
Kendisi nasıl anlatsam müthiş derecede mütevazi birisi. Kitaba istediğin yorumu yapabilirsin bu konuda kısıtlaman yok demesi de eleştiriye açık biri olduğunu göstermekte.
Başlayalım EVRİM hakkında ne düşündüğüme.
1. Kitap SEYİR DEFTERİ daha önce de yazdığım gibi imla hatalarıyla dolu bir kitaptı ve kapağı 2. Kitap kadar dikkat çekici değildi.
Evrim bunlardan kesinlikle muaf. Başlar başlamaz aksiyona geçen ve sonuna kadar hayal gücünüzü çalıştıran bir hikâye olmuş. Reptilian'lar la olan son hikâye kafamı acayip kurcaladı açıkçası. Bu kadar zarar veren bir ırk çok kısa sürede affedildi ve Beatrice ile aynı ekibe katıldı. Belki yazar 3. Kitapta bununla ilgili bir ters köşe yapabilir diye düşünüyorum. Nu yani yazara göre dünyaya geldiğimiz gezegen ve orada bulunan canlılar mükemmel betimlenmiş. Favori canlım Sgaratoryus'lar oldu. Kaspi 3. Kitapta ortalığı kasıp kavuracak bir karakter. Burada da kafamı kurcalayan sahneler var mesela ama eminim 3. Kitapta bunlarda yerine oturacaktır. Genel olarak müthiş karakter zenginliği, betimleme şekilleri ve hikâyenin içine çeken yazım tarzıyla yazar, bu kitapta ummadığım bir dünyaya sokmaya başardı beni. Açıkçası seri başka bir ülkede olsa çok tutardı. Edona, kaçak yolcumuz ters köşe yapıp bizi şaşırtıyor. Meğer ilk kitapta olan bir bilim insanının kızı olarak karşımıza çıkıyor. Gemide bulunan her şeyden habersiz yolcular ise ölüme doğru yol alıyor. Ayata onları mı kurtaracak yoksa Edona'nın peşinden mi gidecek. Nereyi anlatsam bilmiyorum. Okuyun çok fazla spolier vermek istemiyorum. Evrim