Oğuz : Tam 1 yıl geçmiş seni okumamın üzerinden be Niteliksiz Adam. Şu senin de dediğin ucu bucağı görünmeyen, tahta kurdunun amaçsızca kemirdiği içi boş bir uzamı andıran zaman ne kadar da fark edilmez bir algıda ilerliyor.
Seni okumamın üzerinden geçen ve nicel hissi 1 gün ama nitel etkisi koca bir 365 farklı kişilik olan bu kimlik skalasında senle birlikte yıkandım.
NA1 : Sıhhatler olsun Oğuz. Gece gece bunu mu söylemek için rahatsız ettin beni gerçekten? Ne kadar işsiz adamsın ya...
Oğuz : CV'me seni koymayı planlıyorum, hiçbir iş için lazım olmayacak olsa da. Görenler "Bu ne?" desin. Seni sorsunlar. Seni anlatayım. Okuduğum okullar, büyüdüğüm yaşlar, döktüğüm saçlar ve yarım kaldığım aşklar önüne geçmesin senin.
Sen, bir insanı nitelikleriyle değil niteliksizlikleri ve içindeki bulanık ruh sorgulamalarıyla birlikte kelime havuzuna atabiliyorsun. Ben ise o havuzda sadece günlük düzenli olarak atılan basit bir klor işlevi görüyorum. Senin hissedilmeyen sınırlarının esnekliğinde kendi sınırlarımın da ne kadar hissedilir olduğunu günden güne görür oldum. Sınırlarımı bana hissettirdiğin, sinirlerimi bana akson ve dendrit uçlarım arasında mekik dokuttuğun, 365 farklı kişilik yelpazem içerisinde kelimelerinle bana rüzgar olduğun için senin yerin her zaman ayrıydı, ayrı kalacak. En kısa zamanda görüşmek üzere.