Çağımızın Arap dünyasının düşünce yapısının Arap entelektüellerinin konuşmalarının ve yazdıkları eserlerin izdüşümlerinden hareketle irdelendiği güzel ve kaliteli bir eser.
Düşünce kavramının genellikle Yunanî bir kavram olarak algılandığı geniş Arap çoğrafyasında, dinin/teolojinin hegemonyasının zayıflamasıyla ortaya çıkan Arap dağılmışlığının üstesinden gelmek için çok geç geliştirilen bir kavram.
Arap düşüncesinin istenerek ortaya konan bir hareket değil de ABD hegemonyasının/batı hegemonyasının baskısı ve İsrail’e karşı yenilginin dayattığı bir arayış sonucu istemeden ulaşılmaya çalışılan bir kavram gibi duruyor.
Çünkü aslında esas doğalarına hakim olan dini /teolojik/ metafizik kavramlar...
Çünkü bu tarz bir yaklaşım onları düşünmekten kurtarmış ve sorumluluğu yönetenlerin üzerine bırakmıştır.
Böyle bir toplumda istenen şey de düşünmek olamayacağı için sürekli bir metafizik arayış ve yakarış içerisinde tekerlekte dolanan bir toplum görüntüsü ortaya çıkmakta.
Düşünmek, batılı bir kavram Arap coğrafyasında.
Karşısına her zaman Vahiy konulmuş ve buna bağlı olarak insanlar savaşarak ganimetle dünyalarını imar etmeye çalışmışlardır.
Ama artık bu zaman diliminde bu mümkün olmadığına göre ne yapılması gerekecektir ?
İşte burada zoraki olarak düşünmek zorunda kalan bir Arap coğrafyasından bahsediyoruz.
Sorumluluğunu üstlenmekte isteksiz ve bu isteksizliğin ortaya çıkardığı bir dizi benzer veya farklı düşünce çizgileri.
Ortaya çıkan düşüncelerin de çoğu eskinin arayışının hülyasıyla yoğrulmuş rasyonel olmayan çizgiler.
Rasyonel olanları da yok mu? Elbette var ama bunlar da toplumla bütünleşememiş yapılar olarak kalmışlardır.
Özü şu ki, Arap coğrafyasında düşünme yolculuğu çok geç başladığı için toplumsal sorunlarına ve çağın gereklerine uygun yeni sorgulama ve pratiklerin ortaya konulmasında çok geç kalınmış görünüyor.
Özü, Araplar modernleşmeden modern dünyanın imkanlarını petrol parasıyla satın alan bir toplum görünümü veriyor.
Sosyolojik anlamda irdelenmeye değer bir konu.
Tanıtım bülteninden:
Çağdaş Arap Düşüncesi, geçen iki yüz yıl boyunca gelişen sosyal, siyasal, dini ve ideolojik fikirler demetini kapsayan karmaşık bir terimdir. Bu fikirler modern ve çağdaş Arap toplumlarındaki sosyal sınıfların önde gelen görüşlerini temsil eder.
Seçkin Müslüman bilgin İbrahim M. Ebu-Rabi, şeriat, insan hakları, sivil toplum, laiklik ve küreselleşme gibi konuları ele almaktadır. Bunu Arap dünyasının, Muhammed Abid El-Cabiri, Abdullah Laroui, Muhammed El-Gazali, Raşid El-Gannüşi, Costantine Zurayk, Mehdi Amil ve birçok diğer düşünür dahil olmak üzere önemli Arap düşünürlerinin eserlerine odaklanan bir tartışma tamamlamaktadır.