Puan vermedi·150 syf.··
2025 52. kitabı
Bugün sizlere zihin bulandıran bir kitap ile geldim. Sayfalar arasında ne olduğunu anlamaya çalışırken kitap bitiriyor diyebilirim. Okurken üşümeden de edemeyeceksiniz bence. Çünkü insanoğlu bu kitapta güneşle bile savaşmaya karar vermiş. ( Doğaya verdiğimiz zararlar düşünülünce çok da imkansız değil sanki) Zaten kitabımız da bu şekilde başlıyor… Bazı kitaplar olur ya, okurken hikâyeden çok kendi düşüncelerini duymaya başlarsın. MEHMET SERHAT AKIN ’ın yazdığı “Elmas Tozu” işte tam da öyle bir kitaptı benim için. Suat’ın Burdur Gölü kıyısında geçmişle, iç sesiyle, yitip gidenlerle hesaplaştığı o satırlarda karakterin zihinsel yolculuğuna şahit olduk aslında. Kitap fazla konuşmuyor ama çok şey anlatıyor. Anlatmak yerine hissettiriyor. Ne yaşandığını bazen tam anlayamasan bile, o boşlukların içinde bir duygu beliriyor… Tanıdık bir burukluk, bir sessizlik hali. En çok da o his etkiledi beni. Yusufçuk kuşu kitabın içinde sadece bir simge değil, bir hafıza kırıntısı gibi. Uçuyor, kayboluyor, sonra bir cümlede yeniden ortaya çıkıyor. Bazı imgeler unutulmuyor çünkü hissettirdikleri sadece bir karaktere değil, okura da ait oluyor sayfalar ilerledikçe. Yazarın dili sade ama güçlü. Öyle cümleler var ki, altını çizmeden geçemiyorsun. Her şey dozunda; abartısız, doğal, içten. Zorlamadan içe işliyor. Bazen bir karakterin susuşu, bir paragraftan daha çok şey söylüyor. İşte Elmas Tozu da böyle bir suskunluk kitabı bana göre. Gürültü yapmadan zihinden içeri süzülüyor. Sonra da kolay kolay çıkmıyor. Net çizgilerden ziyade karakterlerin hafızalarında kaybolmayı isteyenlerin, farklı bir okuma arayanların çok seveceğine eminim. Kitapla ve iyilikle kalın efendim.
Elmas TozuMehmet Serhat Akın · Liman Yayınevi · 202510 okunma
·
91 Gösterim
Yorumlar
Lütfen giriş yapınız.