Puan vermedi·120 syf.····Okunma: 25 Temmuz 2025 14:21 Bazı kitaplar ruhumuza iyi gelir.
Bazılarıysa, ruhumuzu ezer geçer — ve biz gene de sonuna kadar okuruz.
Ryunosuke Akutagawa’nın “Bir Budalanın Yaşamı” işte tam da böyle bir kitap.
Bir otobiyografi değil, bir roman hiç değil.
Bir iç hesaplaşma mı? Evet. Ama içten çok, karanlık bir kuyudan yükselen yankılar gibi.
Yazar satır satır tükeniyor, ben sayfa sayfa daralıyorum.
“Ben bir hiçim” diyerek başlayan ve giderek daha da hiçleşen bir anlatı…
Kimse tam olarak kim değil; ne anlatılıyor, neye varılıyor çözülemiyor.
Ama o yüzden gerçek belki de? Çünkü bazen biz de öyleyiz ya…
Hiçbir şey anlatamadan, sadece tükenerek bir günü bitiriyoruz.
Belki de bu yüzden bu kitabı sevemedim.
Çünkü bu kitap benim canımı sıktı.
Ve bazen bir kitabın tek yaptığı budur: sıkmak.
Ama bu da bir deneyim değil mi?
Şimdi, yeni bir kitaba sarılma zamanı.
Daha aydınlık, daha akıcı, daha “yaşamak” dolu bir sayfa çevireceğim.
Çünkü bazen kitaplar da insanlar gibi: Bazıları bize iyi gelmez.