Dikkat dikkat bu inceleme yazısı spoiler içerebilir!!
İlk olarak söylemeliyim ki serinin ilk kitabını sevdikten sonra bu kadar kötü bir devam kitabının olması bana da sürpriz oldu. Çünkü Powerless'i bitirdikten sonra çok heyecanlanmıştım. Son sayfalarda o kadar çok olay olmuştu ki dedim yani ikinci kitapta kan gövdeyi götürecek ve tam bir lovers to enemies sahneleri yaşanacak. Fakat bir kitap ancak bu kadar her şeyi vadederken hiçbir şey yapmadı.
Bu kitabın temelini üç şeyin oluşturması gerekiyordu. Kai'nin katil çıkması nedeniyle Pae'nin intikam arzusu, Kai'nin kardeşine duyduğu sonsuz sadakat nedeniyle tamamlamaya kararlı olduğu görevi ve yeni tahta geçmiş sarışın bomba Kitt'in duygu durumu. Biz bu üçünden sadece ikincisini gördük. Hatta bunu o kadar çok gördük ki neredeyse tüm kitap boyunca tamam en çok sen görev adamısın tamam en çok sen infazcı başısın dedirtti. Şahsen bu kitapta en çok sevmediğim karakterlerden biri Kai'ydi. Aşkına tüküreyim senin.
Kitt'in bölümleri ise çok karışıktı. Sürekli tekrara kaçan ve ne olup bittiğini tam olarak kavrayamadığımız bölümlerdi. Zaten ilk kitapta Kitt'i yeterince görememiştik hiç olmazsa bu kitapta kendisini tanımak adına daha fazla bölüm verilebilirdi. Ayrıca okuyucuların Kitt'e olan bu yersiz nefreti de anlamadım. Çünkü kitaba başlamadan önce onun hakkında o kadar olumsuz yorum gördüm ki herhalde bu çocuk deccalin oğluna dönüştü diye düşündüm. Ancak denilenlerle okuduklarım arasında zerre benzerlik yok. Gergin geçen bu kitapta stresinizi illa birine boşaltmak istiyorsanız söyledikleriyle yaptıkları tutmayan ve saniyede yüz kere Pae'ye ihanet eden Kai'ye boşaltabilirsiniz. Zira şu an hoşlanmadığınız bu sonu hazırlayan baş aktör Kai'nin ta kendisiydi.
Buraya kadar geldiyseniz Reckless'taki en sevmediğim karakterin Kai olduğunu düşünüyor olabilirsiniz. Ancak hayır, bu konuda tahtı ezici bir üstünlükle Paedyn kazandı. O kadar saçma bir karakterdi ki defalarca acaba ben doğru kitabı mı okuyorum, bu Pae Powerless'teki Pae mi diye defalarca kontrol ettim. Birini ne kadar severseniz sevin bu hayatta en değer verdiğiniz kişinin katili olduğunu öğrenseniz ne yapardınız? Bence her fırsatta gülüşüp öpüşmezdiniz. Ben Pae'nin öfkesinin herkesi yakıp geçmesini beklerken onun gereksiz pollyannacılığı sinir bozucuydu. Mesela Pae Kai'yi her öldürmek üzereyken vazgeçmesinin nedeni ona olan hisleri değil de elinde olmayan nedenler olmasını isterdim.
Kitaptaki öpüşme sahneleri de çok yersizdi. Bir savaştılar, üç öpüştüler resmen. İyi ki birbirlerinden nefret ediyorlar, bide etmeseler nolur kim bilir.
Son olarak bir sorum var. MAK NEREDE? Madem Mak'i bir daha göremeyeceğiz o zaman niye onu evrene çok önemli bir görevi olacakmış gibi soktunuz? Ki bu kitap tam onun karakteri içindi. Onu son kitapta önemli bir yere koymak için ideal kitaptı. Mesela Pae'yi birkaç defa kurtarabilirdi ve bu şekilde bu ikili için iyi bir ilişki süreci başlatılabilirdi.
Sonuç olarak Lauren elinde bu kadar iyi bir konular dizisi varken hepsini o kadar kolay harcamış ki insanı daha dün mü yazmaya başladın diye soru sormaya itiyor. Fearless'e de yeni başladım umarım böyle iyi bir evrene hakkettiği finali verir.