isminden dolayı beklentim çok farklıydı kitaba dair. okumaya başladığımda önyargılarımı yıkmıştı, akıcı ve merak uyandırıcıydı ama yarısını geçtikten sonra bayağı bir sıkıcı olmaya başladı. yine merakla okudum bir noktada farklı bir şey olacak umuduyla ancak kitabın bir adamın uykusuz bir gecesinden ibaret olması beni yordu. yani sürekli bir şey olsun diye umarak okumaya devam ettim. ve kitap başladığından farksız bitti. 'ee sonra?' derken buldum kendimi. sürekli eşinden şikayetlenir halde olan ve "efendi'yi" takıntı haline getirmiş olan akademisyene de sinirlenip durdum okurken. kitap akıcıydı ve olayları zihnimde canlandırabiliyordum bu yanları çok güzeldi ancak isim ve olay örgüsü yeterli dengede değildi bence. olayların anlatılış şekli çok başarılı olsa da malesef içeriği (altını çizdiğim cümleler var ve çok güzel ifade edilmiş hisler olduğunu düşünüyorum) beklentimi karşılamadı.
başlarken isminden dolayı çok yakın gördüğüm kişilere güzel bir hediye olur diye düşündüğüm roman beni malesef yeterli tatmine ulaştırmadı.