"Yüreğim yanıyor...
Alevlerin yükseldiği her dağda, her ormanda, her köyde bir parçam eksiliyor sanki. Kuşların kanat çırpışları, toprağın çığlığı, ağaçların sessiz haykırışı... Hepsi içimde yankılanıyor. Bu sadece doğa değil, bu bizim geçmişimiz, geleceğimiz, nefesimizdi…
Gökyüzü dumanla örtülürken, bir çocuk elinde oyuncakla evinin yandığını izledi. Bir yaşlı, ömrünü verdiği bahçesini terk etmek zorunda kaldı. Bir köpek, yandığı için değil, yuvasını kaybettiği için ağladı…
Ama bu acının ortasında bir şey var ki, gözlerimi yaşartıyor: Birlik.
Gönüllüler ellerinde kovalarla, askerlerimiz, itfaiyecilerimiz, köylülerimiz canla başla savaşıyor. Kimse ‘bu benim görevim’ demiyor, herkes ‘bu benim toprağım’ diyerek koşuyor alevlere. Bu halk, bu millet, küle dönen umutlardan bile yeniden hayat yeşertmeyi bilir.
Şimdi yas tutma zamanı değil sadece; doğaya sahip çıkma, birlik olma ve yaraları sarma zamanı.
Unutmayalım, biz bu ülkenin toprağıyız. Ve toprak yanarsa, biz eksiliriz.
Dualarım yanan her yaprak, her canlı, her insan içindir.
Güzel ülkem… Geçecek. Bu yangınlar da bitecek. Ve biz, daha güçlü, daha bilinçli, daha kenetlenmiş olarak yeniden yeşereceğiz."