“Seni buradan ay dedeye, ay dededen de buraya kadar seviyorum!”
Küçük Tavşan bu cümleyi duyduğunda öyle şaşırır ki…
“Ooo, bu çok uzak!” der, kocaman gözlerini açarak.
İşte tam da bu yüzden, bu kitap sadece bir hikâye değil; çocukların sevgiyi ölçmeye, göstermeye ve paylaşmaya çalıştığı çok özel bir yolculuk.
Bir anaokulu öğretmeni olarak, bu kitabı her defasında ilk kez okuyormuşum gibi okurum… Çünkü her çocuk, o büyük sevgiyi ilk kez duyuyormuş gibi dinler.
Küçük Tavşan ve Büyük Tavşan arasındaki sevgi dolu diyalog, çocukların hem duygularını ifade etme becerilerine hem de bağ kurma ihtiyaçlarına doğrudan dokunuyor.
“Seni kocaman seviyorum!” deyip ardından bunu nasıl göstereceğini düşünmek; çocuklarda hem dil gelişimini destekliyor, hem de soyut düşünme yetisini harekete geçiriyor.
Kitabı okuduktan sonra öğrencilerim karakterleri kendi bakış açılarıyla resmetmişti. Kimi kollarını sonuna kadar açtı, kimi gökyüzüne doğru zıpladı.
Hatta kendi “Seni ne kadar seviyorum?” kitaplarını bile oluşturdular. O gün sınıfımız sevgiyle dolup taşmıştı.
Kitapla birlikte sınıfta “sevgi ölçüm oyunları” oynamak, çocukların iç dünyalarını sanatla ve sözcüklerle ifade etmelerine alan açıyor.
Ben her yıl bu kitabı okuduğum günü “Sınıfta Sevgi Ölçüm Günü” olarak hatırlarım.
Resimlerine baktıkça yüzümde hep bir tebessüm oluşur. Yumuşak renkleri, sade çizgileri ve içten anlatımıyla çocukların dünyasına sevgiyle eşlik eder.
Sadece çocuklara değil, biz yetişkinlere de sevgiyi ifade etmenin sonsuz hâllerini hatırlatır.
“Bil Bakalım Seni Ne Kadar Seviyorum”, okul öncesi kitaplığınızda mutlaka yer almalı.
Kalpten kalbe bir köprü kurmak istiyorsanız, birlikte okuyun. Ve sorun:
“Bil bakalım, seni ne kadar seviyorum?”
Bil Bakalım Seni Ne Kadar Seviyorum?Sam McBratney