·240 syf.··Beğendi
···Okunma: 25 Temmuz 2025 21:24 Yıllar sonra kıymetlenecek eserler arasında bana göre.Bu esere ulaşmamı tamamamen şans olarak görüyorum. Ortadoğu’da -burası büyük ihtimal Afganistan- yaşayan bir gencin kurak ülkelerden başlayan sonrasındaysa denize nazır bir yolculuğu.. Böyle bir yolculuğa dayanan bir göçmenin geldiği nokta..
Yazar farklı kültür ve yaşayışları ayrıntısıyla anlatıyor, belli ki bu yaşamadığı bir yer.Bu denli başarılı bir anlatım için iyi bir araştırma yapmış olmalı.
Savaş perdesinin ardında bizim tahmin edebildiğimiz olaylar bu kitapta yazar tarafından biyografik roman olarak işlenip gerçek bir yaşamın orada yaşanmış olduğu tüm çıplaklığı ile dinlenerek ustalıkla gözler önüne serilmiş. Tüm gerçekliğiyle bildiğimiz fakat kabullenmekte zorlandığımız gerçekler acı ama gerçekler, ne denilebilir? Yazarın anlatımı benim en etkilendiğim yerler arasında, özellikle yazarın kendine has bir anlatım benimsemesi. Ayrıca kitap beklentimin çok daha fazlasını karşıladı. Bir şey daha dikkatimi çekti: Erfan’ın Ağabey dediği küpeli, sanırım yazarın kendisi :) Benzetmeler de betimlemeler de o kadar gerçekçi ki sizi savaşın içine yolculuğa çıkarıp öz ülkenize geri getirir gibi.
Savaş ile günümüzü kıyaslaması ve kendisine has eleştirilerini gayet yerinde buldum.
Yazarın inanışları es geçmeyip etkileyeci bir dille kaleme aldığı bir nokta daha, hiçbir kapının kalmadığı anlarda tek sığınağın yine güç ve kudret sahibi olan alemlerin yaratıcısında aranıp bulunması.Günümüzde de yankılanan savaşlarda duadan başka dayanağı olmayan savaş mağdurlarının ve de bizlerin dayanma gücünü buluyor olmamız tesadüf değil mutlaka .Çünkü terazisi en güvenilir olan, her şeyi görüp işiten ve odur.