Zamanın Kıymetini Bilene Hayat O Kadar Uzun ki “Bu kitabı okurken zamanla değil, kendimle yüzleştim. Koşuşturmanın ortasında içimi susturmuşum, bunu fark ettim… Ve zamanın bana hayat yolculuğumda eşlik eden bir emanet olduğunu yeniden fark ettim.”
Hayat kısa değil, biz çok oyalandık...
"Zamanın Kıymetini Bilene Hayat O Kadar Uzun Ki" sadece bir kitap değil, hayatın ortasında durup “ne yapıyorum ben?” diye düşündüren bir iç ses gibi.
İdris Eren öyle sade yazmış ki, okurken yüreğime işledi. Ne ağır felsefeler ne de zor kavramlar… Sadece içten bir dille: “Vakit geçiyor, peki sen ne yapıyorsun?” diye sordu. Ve ben bu soruya kolay cevap veremedim.
Kitabı bitirdiğimde fark ettim:
Hayat hızlı değil, ben durmadan koşturmuşum.
Hayat eksik değil, ben şükretmeyi unutmuşum.
Hayat kısa değilmiş, ben kıymetini bilmemişim...
Bu kitapla birlikte anı kaçırmanın, huzuru hep “yarınlara” bırakmanın ne kadar yıpratıcı olduğunu gördüm. Ve yeniden toparlanmak için aslında çok geç olmadığını da...
Kimlere Öneririm;
“Hep bir şeyleri erteleyen ama nedenini bilmeyenlere”
“Hayatın sesinden kendini duyamayanlara”
“Kendine dönmek isteyen ama nereden başlayacağını bilmeyenlere”
İdris Eren