Doğanın Kalbinde Bir Hece
Ey rüzgâr, kadîm vakitlerin seyyahı,
Hangi vadiden geçerken unuttun beni?
Omzuma dokunan serinliğinle
Sanki ecdâdın fısıltısını getirirsin gizlice.
Anlat bana
Hangi ağaç kendini terk eder sonbaharda?
Hangi çiçek gözyaşı döker, solarken asîlce?
Ben de dökülür müyüm bir gün,
Adımı unutarak, bir yaprak gibi sessizce?
Ey gökyüzü,
Sen ki mavinin ötesinde bir hikâyesin,
Ben senin altında ne kadar küçüğüm,
Ama sana bakarken ne kadar sonsuz!
Bulutlar geçiyor başımdan,
Her biri bir düşünce, bir hatıra gibi.
Yağmur ise içimde biriken kelimeler,
Toprağa dökülen dualar gibi.
Ey dağ,
Senin gibi susmayı kim öğretti zamâna?
Hangi dil, senin sessizliğini tercüme edebilir?
Ben bir cümleyim, sen bir sır...
Senin eteğinde susmak bile bir ibadet olur bana.
Ey gece,
Yıldızlarını bana ödünç ver bu akşam,
Işığınla karanlığımı yamayayım.
Bir rüyanın kenarından tutup,
Uçurumun üstüne düşmeden yürüyeyim.
Ey doğa,
Sen ki Yaradan’ın unutulmuş bir şiirisin,
Ben seni okuyamam ama hissederim.
Ve bilirim ki,
İnsan, senin kalbinde bir hece kadardır ancak.
Kardelen