·336 syf.····Okunma: 31 Temmuz 2025 14:21 Konusu ilgimi çekti diye aldım ama çok sıkıcıydı. Bitmesi için hızlı hızlı okudum resmen.
İlk 100 sayfada bırakmak üzereydim. Yazarın yazış şeklinden mi yoksa Amerikan futboluyla hiçbir alakam olmamasından mı bilmiyorum ama o kadar sıkıldım ki..
100-200 arası karakterlerin etkileşimi ve yakınlaşmasıyla kitap sarmaya başladı ama 200’den sona kadar yine sıkıcı ilerledi.
Kitabın konusu güzel ama bir o kadar da saçma geldi bana. Riley adlı ana karakterimizin kardeşi Gavin, en yakın arkadaşı olan Zeke ile alkollü araba sürmeleri sonucu kaza yapıyor ve bacaklarını kaybediyor. Gavin’in en büyük hayallerinden biri futbol olduğu için bacaklarını kaybedince de “Ben yapamıyorsam kardeşim yapsın.” Diye kardeşinden futbol oynamasını istiyor. Bence bu aşırı saçma. Bu senin hayalim kardeşin neden senin hayalini yaşasın?
Riley daha çok müze, resim ve sanatla ilgilense de Gavin’in isteği üzerine futbol oynamaya başlıyor. Kardeşi, Zeke’yi affetse de Riley Gavin’nin bacaklarını kaybetmesinin tek nedeni olarak Zeke’yi suçluyor.
Kitap ilerledikçe Zeke ve Riley yakınlaşıyor ama o kadar sıkıcı bir şekilde anlatılıyor ki. Kelimeleri okurken hiç heyecan hissetmedim. Spor Romanı okumak istiyorsanız kesinlikle bundan daha iyisini bulabilirsiniz.
Kitabın devam etmesi için yazar ana karakterlerimizin arasını çok saçma bir nedenden ötürü bozuyor ve sonunda da barışıyorlar. Boşu boşuna zaman harcamayın. Okuduktan sonra hiçbir şey olmamış gibi kitaplığıma geri koydum.
Daha iyisi bulunur.
İyi okumalar.