·240 syf.····Okunma: 25 Temmuz 2025 00:00 " Güpegündüz, adamın birinin, sebepsiz yere, Kuzguncuk'un ortasında, bembeyaz bir martının boğazını kesebileceğine " bir an için dahi olsa " inanabildiğime üzüldüm.
Sevindim.
Bu ülke hâlâ, bir kuşun dahi özgürlüğüne kıymet verip bunun için mücadele edebilecek yürekte insanlarla dolu diye... "
#hayalağacımserisi nin ilk , benim de seriden okuduğum üçüncü kitap #hayalağacımzeytin
Kitapta okuduğum bir alıntıya göre #eflatun " Dil, Bir ulusun aynasıdır, bu aynaya baktığımız zaman, orada kendimizin en gerçek yankısını buluruz." diyor. Bu söz üzerine çok düşündüm okuduktan sonra. Bir kültürü yok etmek de dilini bozmak ile başlar. Günümüzde durum ortada , fazla söze gerek yok maalesef
Bige Güven Kızılay ile tekrar buluşmak, farklı anılara yolculuk etmek ve en önemlisi ortak paydada buluşup insanın onu anlayacak ve benzer şeyleri düşünen biri olduğunu bilmesi şahane bir duygu
Anneanne, babaanne ve dedelerimiz ile geçirilen zamanlar ne kadar özeldir. Yazarımız kendi geçmişinden bahsettikçe özlem durmadım dersem yalan olur. Ben çok küçük yaşta iken kaybettim onları. Hatta babaannem ben doğmadan bir ay önce ölmüş. Yaşarken kıymetini bilin büyüklerimizin, zaman öykü acımasız ve öyle hızlı geçiyor ki anlamıyorsunuz bile yılların nasıl geçtiğini...
Ülkemiz bir ağaç olarak hayal etse zeytin ağacı olarak düşürmüş yazarımız. Çok severim zeytini ve ağacını. Zeytin ağacı çok güzel bir benzetme, gerekli ilaçlamaları yapıp zararlıları uzaklaştırırsak daha yeşil, daha uzun ömürlü ve daha çok meyvesi olur diye düşünüyorum.
Ankara ile yazılan yerlerin ilgi ile okudum. Benim de Ankara ile bir çok anım var , çoğu güzel kimisi ise garip Buraya yazmaya çalıştım fakat kelime sınırı yüzünden sığmadı Başka bir sefer anlatırım onu da. İşin özü bu sımsıcak ve içten bir dille yazılmış anı deneme türündeki eseri okuyun, eminim benim gibi çok seveceksiniz