Nasıl bu kadar eminsin, ağacın kökünü mü gördün? Kökleri mi kurumuş da bir daha çiçek açmasın? Sen suyunu, sevgini ver de ancak beklentiye girme. Sonuç alamazsan üzülme diye söylüyorum. Ancak emeklerin boşa değil, Allah rızası için olduktan sonra çiçek açsa da üzülmezsin açmasa da..
Büşra
Kitapta alıntı yapılan cümle benzetme amacı güdüyordu. Ben de devamını benzetme yaparak anlatmak istedim :)
Hem benzetme yapılarak bazı şeyler zihinde daha oturur.
Burada insan bir ağaçsa kalbi kökleridir. Ağacın meyvesi çiçeklenme aşaması geçildikten sonra meydana gelir. Yani çiçeklenme insanın emekleridir. Eğer ağaç çiçeklenme zamanında don olayı olmayıp üşümez ise meyve verir elbet. Yani insan emeklerinin karşılığını almış olur. Ancak don olayı olsaydı çiçekler üşüyüp tek bir meyve alamayacaktık ya da tek tük alırdık, ortada kalan çiçekler üşümediyse.. Yani meyve alamadık, emeklerinimizin karşılığını alamadık. Emeğimizin karşılığını alamadık diye ağacı keselim olur mu? İnsana dönersek hayatımızdan çıkartalım, silip atalım. Gerek var mı bu düşünceye? Zaten o insan sana zarar veriyorsa uzaklaşırsın, ölçünü ona göre belirlersin. Kendini ez demiyorum, emek verdiğin halde karşılık alamazsan üzülme diyorum. Boşa gitmedi, Allah için olduktan sonra..
Eğer emeğinin karşılığını alamazsa "hiç kimse emek hak etmiyor herkes aynı" demeyecek bir beklentiye girmediyse eğer. Hem kimse aynı değildir, herkes bir âlem'dir. O da başka mevzunun konusu.
Peki bir insan nasıl beklentiye girmez birkaç iyilik yaptığı halde? Eğer ki Allah rızası için yapıyorsa bırakın iyiliğin karşılığını beklemeyi teşekkür bile beklemez. Ha insanız, nefsimiz olduğu için (en başta kendim için söylüyorum) bazen "ya insan bir teşekkür ederdi en azından" diyebiliriz. Ama bu deyiş nefsimizdendir. Çünkü Müslüman karşılık beklemez, ancak hata edebilir. Zaten "İnsanlara teşekkür etmeyen Allah'a teşekkür etmez." diye bir söz vardır. Bilseydi teşekkür ederdi, demekki bilmiyor.
Son olarak bence bardağın daima dolu tarafına bakarsak en kötü durumda bile zerre olan güzelleri görür ve üzülmeyiz.