Binbir Gece Masalları (Elf Leyle ve Leyle)
10/10
·4117 syf.··
Beğendi
·
2025 104. kitabı
Binbir Gece Masalları (Elf Leyle ve Leyle) 16 kitaptan oluşan büyük bir masal külliyatı. Kitaplarda dilden dile aktarılan Ortadoğu masalları, destanları, hikayeleri, menkıbeleri ve fıkraları (biz kitabın aslından yola çıkarak hepsine 'masallar' diyelim) anlatılıyor. Binbir Gece Masalları'ndaki serüvenler, başta Ortadoğu olmak üzere, hindistan, kuzey afrika, çin, uzakdoğu vd. bölgelerde geçiyor. Binbir Gece Masalları Şehrazad isimli bir Prensesin ağzından anlatılıyor. Şehrazad aslında masalları hükümdar kocası Şehriyar'a anlatmaktadır. Eski karısı, Şehriyar'a ihanet etmiştir. Şehriyar da bu yüzden karısını idam ettirmiştir ve her gece farklı bir kadınla birlikte olup sabahına (eski karısına olan öfkesinden dolayı) birlikte olduğu kadını idam ettirmektedir. Şehriyar en sonunda vezirinin kızı Şehrazad'la evlenir, amacı onunla birlikte olup sabahına onu da idam ettirmektir ama Şehrazad tatlı diliyle kocasına hoş bir masal anlatır. Kocası da masalı çok beğenip Şehrazad'ın ertesi sabaha kadar yaşamasına müsaade eder. Şehrazad binbir gece boyunca her gece kocasına sürükleyici masallar anlatır ve (o şerefsiz) kocası anlattığı masalı beğendiğinden devamını dinleyebilmek için Şehrazadı sabahına idam ettirmeyip ertesi sabaha kadar yaşamasına müsaade eder. Ölüm korkusuyla her gece sürükleyici masallar anlatan Şehrazad her nasılsa depresyona girmeden ve çıldırmadan binbir geceyi atlatır. Binbir gecenin sonunda Şehrazad'ı çok sevdiğine karar veren Sultan onu idam ettirmekten vazgeçer ve hak onları ayırana kadar mutlu mesud, güzel bir ömür sürerler. Siz kitabın adında masal olduğuna bakmayın kitap küçüklere hitap etmiyor, kitabın hedef kitlesi yetişkinler. Masallarda her şey var, yolculuklar, serüvenler, cinler, şeytanlar, büyüler, tılsımlar, zehirler, tiryaklar, bâkirlik, cinsellik, zenginlik, yoksulluk, savaş, barış, çirkinlik, güzellik... Masallarda, yaşananlar, hiçbir filtre uygulanmadan bütün 'çıplaklığıyla' olduğu gibi anlatılıyor. Binbir Gece Masalları doğuyu, kültürünü, sosyal yaşamını, doğu insanının hayal dünyasını, fantazilerini, kahramanlarını, zenginliklerini, yiyeceklerini, içeceklerini vs. muhtelif kültürel öğelerini batıya tanıtan önemli vasıtalardan biri. Batı ülkelerindeki masalsı doğu algısının altında yatan dayanaklardan biri de bu masallarda anlatılanlar, misal: kralların sülün gibi cariyelerle dolu geniş haremleri; elmas, yakut, zümrüt gibi değerli taşlarla, altın ve gümüşle dolu hazineleri; uçan halılar, bir insanı alıp götüren kocaman gövdeli alıcı kuşlar, "açıl susam açıl" tılsımlı sözüyle açılan kaya mağara kapıları, Ali Baba ve Kırk Haramiler, Alaaddin ve sihirli lambası, yedi denizleri aşan Kaptan Sinbad... Bu kitaplarda anlatılan doğuya ait öğeleri Disney'in çizgi filmlerinde hepimiz izlemişizdir. Dolayısıyla bu kitap ilk çevrildiği dönemden itibaren batı dünyasını derinden etkilemiş. Kitapta, tarihte yaşamış önemli şahsiyetlerin (Harun Reşit vd.) başından geçen olaylar da anlatılıyor. Kitapta, Nasreddin Hoca'nın bilinen bazı fıkralarının "Cuha" isimli bir arap karakterin başından geçmiş olarak anlatıldığını görüyoruz. Masallarda adı geçen Cuha'nın Nasreddin Hoca'dan iki yüz yıl kadar önce yaşadığı belirtiliyor. Masallarda kralların, tüccarların, kahramanların zenginliğinin bir nişanesi olarak saraylarında, köşklerinde kurdurduğu gösterişli sofralardaki lezzetler tek tek tasvir ediliyor. Bu vesileyle eski dönemlerin çeşit çeşit yemekleri, muhtelif tatlıları, şerbetleri, şurupları, içkileri anlatılıyor; yer yer bunların tarifleri ve muhtevası aktarılıyor. Hatırladığım kadarıyla kitap batı dillerine yapılan çevirilerinden Türkçe'ye çevrilmiş. Genel itibariyle çevirisini beğendim, masal okuduğunu hissettiriyor. Ancak çoğu yerde masalların Arapça aslında geçen "Selamün aleyküm!" ifadesi için, batı dillerindeki çeviri baz alınarak, "barış üzerinize olsun" gibi bir karşılık kullanıldığını gördüm ve gördüğüm her yerde "bu ne saçmalık" diye düşünmeden edemedim. Ayrıca "yaşlı, piri fani" anlamındaki şeyh kelimesine karşılık birebir şeyh kelimesi kullanılmış. Oysa şeyh kelimesinin Türkçe'de dini lider gibi bir manada kullanıldığı açık. Masalları okurken fark ettiğim bu ve benzeri çeviri hataları dışında genel itibariyle dili beğendiğimi söyleyebilirim. Yalnız Ortadoğu'ya ait masalların Arapça aslından çevrilmesini tercih ederdim. Avrupa dilleri üzerinden dolanıp gelen çeviride benim fark edemediğim, uzmanları tarafından fark edilebilecek başka hatalar olabilir. Bunun, Ortadoğu'nun hemen kıyısındaki ülkemiz adına önemli bir eksiklik olduğunu düşünüyorum. Binbir Gece Masalları 16 kitaptan oluşan kalınca bir kitap olsa da masalları okumak çok zevkliydi ve sayfalar kolayca akıyordu. Başka ülkelerin masallarını da okudum. Binbir Gece Masalları bana çok daha akıcı ve sürükleyici geldi. Kitabı yaklaşık iki sene önce okudum, yakın zamanda tekrar okumayı düşünüyorum. Özellikle masal türünü ve fantastik edebiyatı sevenlere tavsiye ederim.
Binbir Gece MasallarıAnonim · Afa Yayınları · 19923,884 okunma
82 Gösterim
Yorumlar
Lütfen giriş yapınız.