"Gözler ruha açılan pencerelerdir."
Puan vermedi·100 syf.··
2025 32. kitabı
·
3 günde okudu
·
Okunma: 04 Ağustos 2025 20:17
》"İnsanları dış görünüşlerine göre yargılamayın!" Bu söz çocukluğumuzdan itibaren beynimize işlenmiştir. Çünkü ten rengi, boy, kilo, göz rengi, vücut yapısı, yüz şekli, saç gibi kendi seçimimiz olmayan birçok şeye bakarak insanlarla ilgili yorum yapmanın doğru olmadığı öğretilir bize. Etik görülmez, kırıcı bulunur. Kısmen öyledir de. Bu başlangıca ve kitabın ismine de bakınca kafanızda canlanan konudan bahsetmiyor kitap. Büyük bir ters köşe ile dış görünüşün, bize insanlar hakkında fikirler verebileceğini deneylerle ve yapılan çalışmalarla anlatmaya çalışıyor. 》Kitabın ana konusu: "Fizyonomi" yani: insan yüzündeki çizgilerin incelenerek kişinin ruhsal yapısını saptamaya çalışmak. 》Şişman ve zayıf insanların zeka konusundaki farklılıkları nasıldır, erkekler neden beyaz tenli kadınlara daha çok ilgi duyar, kadınlar neden genelde esmer erkekleri beğenir, testosteron seviyesi erkeklerin ve kadınların zekalarını, kişiliklerini, fiziki özelliklerini ve davranışlarını nasıl etkiler, vücudun daha az ya da daha çok kıllı olması neyin göstergesidir, saç şekli, göz yapısı vs. kişi hakkında ne anlatır, maskülen ve feminen görüntünün zekayla ve karakterle nasıl bir alakası vardır, kadın ve erkeğin IQ oranları nasıldır, kaslı şişman ya da zayıf vücut karakter hakkında bilgi verir mi, uzun ya da kısa boyun, yüz şeklinin, zekayla, ruhla, testosteron hormonuyla alakası nedir gibi bir sürü soruya cevap veriyor kitap. 》İnsanların fiziksel görüntüsü kadar giydikleri ve tercihlerinin de karakter hakkında bilgi verdiği anlatılıyor. Mesela 1970lerde eşofman giymek elitlik göstergesi sayılıyormuş. Yine o dönemlerde dövme yaptırmak tehlikeli bir karakteri gösteriyor ve düşük sosyo-ekonomik sınıftan olmanın bir ispatı olarak görülüyormuş. Ya da İngilizce konuşmak batı Avrupa'da zeki olma belirtisiymiş. Birçok konuda Kuzeydoğu Asyalılar, siyahiler ve beyazlar kıyaslanıyor. Bunlar ırkçı bir bakış açısıyla değil aradaki farklılıklar gösterilerek anlatılıyor. 》Ve hem kitabın hem de fizyonominin bakış açısı olarak verilen mesaj şu ki: Bir insan kötü bir karaktere sahipse ve kötü şeyler yaparak yaşıyorsa, bu dış görünüşüne de yansıyor. Kötü bir insanın yüzü de fiziki özellikleri de çirkin oluyor. Fizyonomi yayıldıkça bu konu kitaplara da konu olmuş. 》Bu noktada Dorian Gray'in Portresi kitabı örnek verilmiş. Dorian güzelliğini muhafaza etmek ama aynı zamanda da zevk ve yanlışlıklar içinde bir hayat sürmek istiyordu. Bu sebeple yüzü ve vücudu yerine kendi ahlaksız yaşamının bir portrede sergilenmesi karşılığında ruhunu satmıştı. Kendisi yaşadıkça güzel görünmeye devam ediyordu, ama tablodaki Dorian günden güne çirkinleşiyordu. Diğer yandan birçok Victoria dönemi romanında iyi karakterler fiziken çekiciyken, kötü karakterler fiziken çirkin ve deformeydi. 》Kitap boyunca birçok bilim adamına, birçok çalışma ve deneye yer veriliyor. Bu anlamda ikna edici tarafları mevcut. Fakat genel manada çok güzel bir kadın ya da çok yakışıklı bir erkek mükemmel bir karaktere sahiptir, uzun boyluların hepsi çok zekidir gibi net çıkarımlar yapmak zor. 》Kaldı ki insanı güzel çirkin, uzun kısa, kıllı kılsız, zeki saf gibi net kavramlarla ifade etmek tam anlamıyla yargılamak sayılacağından bu kadar keskin bir şekilde katılmıyorum. Ama şunu söylemek yanlış olmayacaktır: 》Bir insanı tam anlamıyla tanımak çok zor bir durum. Onu anlayana kadar gördüğümüz şey dış görünüşü, mimikleri, gözleri... Ve bazı insanların içinin dışına yansıdığına inanıyorum. Çünkü bazen gözler kalbin aynasıdır. Bu yüzden belki de belli oranda kılavuz sayılabilecek bir kitap olduğu için okunmaya değer diye düşünüyorum.
Alıntı
Neden İnsanları Dış Görünüşlerine Göre Yargılarız?Edward Dutton · Liberus Yayınları · 2023186 okunma
··
244 Gösterim
Yorumlar
Lütfen giriş yapınız.