Puan vermedi·755 syf.····Okunma: 06 Ağustos 2025 22:40 Athos, Porthos, Aramis ve şövalye olma hayaliyle taşradan gelip gruba katılan D'Artagnan.
Birbirlerinden çok farklı karakterlere sahip olsalar da 'Hepimiz birimiz, birimiz hepimiz için' mottosuyla birleşip bizi gerçek arkadaşlığın duygusunda güzel bir maceraya ortak ediyorlar.
Athos; grubun en olgun üyesi, az ve öz konuşur, zeki ve babacandır.
Porthos; grubun en paraya düşkünü, çapkın ve gösterişi sever.
Aramis; grubun en dindarı, şövalye olmakla papaz olmak arasında sürekli gidip geliyor, aynı zamanda şair ruhlu.
D'Artagnan; grubun en genci, ayran gönüllüsü ve tabii cesuru.
Ve efendileriyle benzer özelliklere sahip, sadık dört uşağımız var: Grimaud, Mousqueton, Bazin ve Planchet.
Macera XIII. Louis zamanında Fransa'da geçiyor. Kralın muhafız birliğinin komutanı olan Mösyö de Treville'nin emrinde çalışan silahşörlerimiz; kralı, Kardinal Richelieu'nun komplolarından korumaya çalışırlar. Bir yanda da kraliçenin korunması gereken onuru vardır tabii.
Kraliçe Anne d'Autriche ile dönemin İngiltere başbakanı yerine geçen Buckingham dükü arasında yasak bir aşk vardır. Bunun sonucunda İngiltere ve Fransa arasında bir savaş patlak verir.
"İki büyük krallığın, iki aşık adamın keyfi için oynadıkları bu kumarın gerçek nedeni Anne d'Autriche'in sade bir bakışıydı." (sf. 480)
Şövalyelerimiz savaşa ve La Rochelle kuşatmasına katılır. Okuyucu kahramanlarla birlikte Paris ve Londra arasında mekik dokur. Tabii bolca aşk, entrika, düello, savaş, kılıç, kan, han, saray var. Okuması kolay, sizde şövalyelerle birlikte yolculukta at üstünde ya da handa bir sohbet masasında olduğunuz için sayfaların nasıl aktığını anlamayacaksınız bile.
Dönemin ahlak anlayışını sorguladığınız yerler de çok olacak ama yazar "Ne yapalım, o dönemin ahlak anlayışı böyleydi" diyerek sık sık uyarıyor sizi.
Ve her öykünün olduğu gibi bu öykünün de bir kötüsü var. Milady de Winter. Güzelliğini ve kadınlığını kullanarak türlü tuzaklar kuruyor. Özellikle tutsak olduğu şatodan kurtulmak için nöbetçiye uydurduğu hikayeyi ve oynadığı rolü okurken 'bu kadar da olmaz' diyeceğinizden eminim. Romanın en çarpıcı yerlerinden biriydi. Kısacası Milady de Winter dünya edebiyatının sayılı kötüleri arasına girebilecek bir karakter.
Son sayfaya kadar heyecanınızı kaybetmeyeceğiniz ve bol bol kılıç sallayacağınız bir hikaye.
Kitabı kapattığınız zaman şu soruyu sorabilirsiniz kendinize: "Arkadaşlarım için yapabileceklerimin sınırı ne?"
Şimdiden keyifli okumalar.