Gönderi

İslam - Platon ve Hristiyanlık - Aristoteles Etkilenmesi
... Öte yandan Hristiyan dünyası Ortaçağ boyunca Platon'un Devlet ve Yasalar'ından habersiz kalmış ve bu iki eser ta Rönesans'a kadar Latinceye çevrilmemiştir. Buna karşılık Aristoteles'in Politika'sı XIII. yüzyılda Latinceye çevrilmiş ve bir nesilde en az yedi şerhin yazıldığını görmüştür. ... Hristiyan Latin dünyası sadece Aristoteles'in Politika'sını değil, İslam siyaset felsefesi için neredeyse görünmez olan bir başka geleneği, başta Cicero olmak üzere, Romalı Pagan siyaset filozoflarını tanıma şansını da elde etmiştir. Bu ise onlara Roma siyaset geleneğinin ayırt edici bir özelliği olan doğal hukuk konusunu tanıma fırsatını vermiştir. O halde İslam ve Hristiyan dünyasında siyaset felsefesinin iki ayrı biçim kazanmasının nedeni sadece veya esasen bazı eserlerin tanınması veya tanınmaması gibi rastlantısal bir neden midir? Mehdi (ve Lerner) Platon ve Aristoteles'in eserlerine dair bu özel, tarihsel, rastlantısal faktörün varlığını kabul eder, ancak ona göre asıl neden kısaca şudur: Platon'un İslam'a ve İslam dünyasına, Aristoteles'in ise Hristiyanlığa ve Hristiyan dünyasına daha uygun düşmesidir.
Sayfa 18·Kitabı okudu
Alıntı
·
178 Gösterim
1 Yorum
Felsefi tercih dini yakinliktan bağımsızdır.Aristoteles’i reddetmedi. Farabi Aristoteles’i mantık ve bilimsel yöntem açısından benimsemişti. Eğer seçim dini yakınlığa dayansaydı, Aristoteles’in mantıksal eserlerini de reddetmesi gerekirdi oysa mantığı geliştirmek için kullanmıştır.
Önceki 2 yanıtı göster
MürekkepKokuluKız
MürekkepKokuluKız
Buradaki temel mantık esasen günümüz felsefesinin bakış açısı ile Ortaçağ felsefesinin bakış açısı arasındaki fark yüzünden değişiyor. Ortaçağ felsefesinde dini inançları felsefe ile bütünleştirme yaklaşımı (Farabî ve Thomas d'Aquino gibi) hakimken bizim çağımızda bu ikisini birbirinden ayrık kategoriler olarak ele almanın daha makul olduğu görüşü hakim. Farabî'nin yaklaşımı da birleştirici olduğu için Platon felsefesini ve İslam dinini harmanlayarak insanları mutlu olmaya yöneltecek şeriata dayalı felsefi ve idari bir yapı kuruyor. Şu anki görüşünüze ben de katılıyorum ama o zamanın şartları daha çok birleştirici bir bakış açısına sahip. "Felsefi olarak mantıklı bulunan şeyler, inançla kutsallık kazanmış kavramlardan neden ayrı olsun ki?" bakış açısıyla dini felsefeye ve felsefeyi dine harmanlama girişimleri mevcut.
1 yanıtı göster
Yorum yapabilmeniz için giriş yapmanız gerekmektedir.