Puan vermedi·304 syf.····Okunma: 07 Ağustos 2025 17:42 Bir seriyi tamamlamanın insana verdiği keyif anlatılmaz, yaşanır. Ancak bu kez o beklenen tatminin yerini ne yazık ki derin bir hayal kırıklığı aldı. Issız Ada üçlemesinin son kitabı, bana göre yalnızca seriyi tamamlamak adına kaleme alınmış; aceleye getirilmiş ve temeli sağlam olmayan bir hikâyeydi. Olaylar rastgele kurgulanmış, karakterler amaçsızca hareket ederken, hikâye mantıklı bir zemine oturtulmamıştı. Yazarın ilk iki kitapta başarıyla kurduğu evren, bu kitapta adeta boşluklarla doldurulmuş gibiydi.
Seriyi yarım bırakmak benim tarzım değil ama bu kitabı okumak, açıkça söylemek gerekirse, benim için tam anlamıyla bir zaman kaybıydı.
Issız Ada üçlemesi, güç, kontrol ve insan psikolojisinin karanlık yönlerine dair derinlikli bir yolculuk vaat ediyordu. İlk kitapta karakterlerin ortak bir katille olan gerilimli ilişkisi ve gizem unsuru oldukça etkileyiciydi. Özellikle ikinci kitap, bir katilin zihinsel yapısını ve öldürmeye iten faktörleri ele alarak adeta bir "katilin anatomi kitabı" gibiydi. Bu nedenle serideki favorim oldu.
Ancak son kitapta işler dramatik bir şekilde değişti. Ana karakterin güçlü ve kontrolü elinde tutan yapısı üçüncü kitapta büyük bir kırılmaya uğradı. Hikâye, tutarsızlıklar ve zorlama olaylarla doluydu; kurgu, kendi kurduğu mantıksal çerçeveye sık sık aykırı davrandı. Bu da okuyucu olarak beni fazlasıyla hayal kırıklığına uğrattı. Sanki yazar, seriyi sonlandırmak için yalnızca sayfa doldurmuş gibiydi.
Seriye genel olarak baktığımda, ikinci kitabın başarısına rağmen üçüncü kitabın bu çizgiyi sürdürememesi ciddi bir eksiklik olarak öne çıkıyor. Üçleme boyunca yükselen beklentim, final kitapla birlikte yerini büyük bir hüsrana bıraktı.
Yine de yazarın sade ve akıcı dili ile gizem unsurunu belli ölçüde sürdürmesi, kitabı bitirmemi kolaylaştırdı. Ama tüm bunlara rağmen, bu son kitap maalesef serinin diğer halkalarına layık bir kapanış sunamadı.