Kibrin Karşısında Kozmik Tokat
8/10
·247 syf.··
Beğendi
·
2025 130. kitabı
Martlılar geldiğinde gökyüzü hâlâ mavi, çimenler yeşil, insanlar ise her zamanki gibi umursamazdı. Dünya kendi gündelik rutini içinde dönerken, o ilk metal silindir İngiltere'nin kırsalına indi ve sessizlik bitti. Çünkü bu, yalnızca bir uzaylı istilası değil; insanlığın büyüklüğüne olan inancın yıkılışıydı. Bir anlatıcı eşliğinde, gözlerimizin önünde çöküyor medeniyet. Şehirler yok oluyor, insanlar sürü halinde kaçıyor, teknoloji çaresiz kalıyor. Wells, bilim kurgu perdesinin ardında insanoğlunun kibriyle hesaplaşıyor. Biz ki kendimizi evrenin merkezi sandık, Marslılar bizi böcek gibi ezmeye başladığında şaşkınlığımız bile geç kalmıştı. Top, tüfek, bilim, din… Hiçbiri Martlıların üç bacaklı makinelerine karşı koyamadı. Bu hikâyede sarsıcı olan sadece Marslılar değil, insanın kendisidir. İnsanın, korkunun en çıplak hâliyle karşılaşmasıdır. Uygarlık dediğimiz şeyin ne kadar çabuk tuzla buz olabileceğini görmek, belki de Wells’in asıl darbeyi vurduğu yerdir. En güçlü orduların darmadağın olduğu bir savaşta, anlatıcı sadece hayatta kalmaya çalışır. Ve biz onunla birlikte sokak sokak, harabe harabe dolaşırken, bir felaketin içinde yavaş yavaş fark ederiz: Bu aslında bir tür aynadır. O aynaya bakınca ne kadar savunmasız olduğumuzu, sandığımız kadar akıllı olmadığımızı ve doğanın ya da evrenin gözünde ne kadar önemsiz olduğumuzu görürüz. Wells, “Dünyalar Savaşı”yla bir felaket senaryosu yazmadı. O, insanlığın gururunu test etti. Marslıların istilası, teknolojinin, bilimin ve dinin sınırlarını çizdi. Her şeyin yok olduğu bir dünyada, geriye yalnızca varlığını sürdürmeye çalışan bir insan kaldı. Ve belki de tüm kitap boyunca asıl savaşı, bu insan verdi.
İnsan ve Duygular
Dünyalar SavaşıH. G. Wells · İthaki Yayınları · 06bin okunma
·
277 Gösterim
Yorumlar
Lütfen giriş yapınız.