PYGMALİON
(Tiyatro Oyunu)
GEORGE BERNARD SWAH
1856-1950 arasında yaşamış, altmıştan fazla oyuna imza atmış ve hem Nobel hem Oscar ödülünü almış İrlanda’lı yazar George Bernard Shaw, tarafından Yunan mitolojisindeki bilinen bir heykeltraş karakteri olan Pygmalion’dan (kendi yaptığı heykele âşık olur ve tanrıların mucizesiyle heykel canlanır.) ilhamla yazılan oyunda çok önemli temalar işlenir.
Eserde “Doğuştan gelen sınıf farkları değil, toplumsal algı ve eğitim insanların hayatlarını belirler.” teması işleniyor.
Dil ve eğitim aracılığıyla bir insanın sosyal konumunun değişmesi teması işlenir.
Oyun özetle şöyle kurgulanmış:
Londra’da yağmurlu bir akşam. Covent Garden çiçek satıcısı, kaba aksanlı, alt sınıftan Eliza Doolittle, tesadüfen dilbilim profesörü Henry Higgins ve dil uzmanı Albay Pickering ile karşılaşır.
Higgins, Eliza’nın konuşma tarzına bakarak, sadece aksanına göre onun sosyal sınıfını ve doğduğu yeri tahmin eder.
Higgins, Eliza’yı altı ay içinde bir düşes gibi konuşturabileceğini iddia eder.
Eliza ertesi gün Higgins’in evine gelir, “daha iyi bir iş bulmak” için düzgün konuşmayı öğrenmek ister.
Higgins ve Pickering, Eliza’yı altı ayda yüksek sosyete standartlarında konuşturma üzerine bahse girer.
Eliza, önce kötü muamele görür ama derslere başlar.
Yoğun eğitimden sonra Eliza, Higgins’in annesinin düzenlediği bir çay davetine götürülür.
Artık telaffuzu mükemmeldir, fakat hâlâ alt sınıf bakış açısını ve düşünme tarzını koruduğu için konuşmalarında komik durumlar ortaya çıkar.
Büyük baloda Eliza, herkesi bir prenses olduğuna inandırır. Bahis kazanılmıştır.
Ancak Eliza, Higgins’in kendisini bir deney nesnesi gibi görmesinden incinir. Artık sadece “kaba bir çiçekçi kız” değildir, ama nereye ait olduğunu da bilemez.
Higgins’in ona karşı duygusal ilgisizliği ve buyurgan tavrı, aralarında gerginliğe yol açar.
Eliza, kendi ayakları üzerinde durmaya karar verir.
Higgins, onu yanında tutmak ister, fakat romantik bir birliktelik önermez. Shaw, oyunu mutlu sonla bitirmez; Eliza bağımsızlığını seçer.
Böylece, “Pygmalion” efsanesinin romantik versiyonundan farklı olarak, Shaw’un oyunu kadın özgürlüğü ve bireysel kimlik mesajıyla sona erer.
Pygmalion” kavramı, sadece edebiyat ve tiyatroda değil, psikolojiye de geçti: Pygmalion etkisi (beklentilerin performansı artırması).
Dil eğitiminden kadın bağımsızlığına, toplumsal dönüşüme kadar pek çok tartışmaya ilham oldu.
Okunabilir güzel bir eser.