Derin Korku
O sabah da her sabah yaptığı gibi önce gölde köpeğiyle yüzmüştü ve sonrasında da kilisenin bahçesindeki eşinin mezarını ziyaret edecekti. Fakat köpeğinde bir tuhaflık vardı. Her zaman sakin olan köpek o sabah çılgın gibi havlıyordu. İlk ceset işte bu şekilde bir kilisesinin bahçesinde bulunmuştu. Kadının bedeni işkenceye maruz kalmış ve aynı zamanda da cesede bir not bırakılmıştı.
Dedektif Kelly Porter ve ekibi katili bulmak için hemen çalışmaya başlarlar. Ellerinde fazla ipucu yoktur fakat yukarıdan da gelen baskıyla bu işi bir an önce çözmeye odaklanırlar. İkinci cesetin haberinin gelmesi çok uzun sürmez. Bu kurbanda da bir not bulunur ve ikisinin ortak noktası tek bir kişi vardır. Artık kadınları öldüren bir seri katille karşı karşıyadırlar. Derken üçüncü ve dördüncü ceset de bulunur. İşler giderek daha da sarpa sarmaya başlamıştır. Fakat ekip bu işin sonunu getirmeye kararlıdır.
Kelly parçaları birleştirmeye başladığında katilin kendisini, annesini ve ablasını tanıdığını farkeder. Ve tam da bu şekilde düşünmeye başlamışken ablası Nikki bir anda ortadan kaybolur. Evet Nikki belki çekilmez biridir ama çocuklarını bırakıp asla ortadan kaybolacak biri hiç değildir. Yoksa katılın yeni kurbanı Nikki mi olacaktır? Kelly ona bir zarar gelmeden onu bulmayı başarabilecek midir?
Serinin ikinci kitabında tempo yine hiç düşmedi ve son sürat katili aramaya devam ettik. Ve itiraf etmeliyim ki katili çok daha farklı çizmiştim kafamda. Belki bulunan bir ipucundan anlamam gerekirdi aslında ama sonuç olarak hiç tahmin etmediğim biri çıktı. Şimdi hiç vakit kaybetmeden üçüncü kitaba geçiş yapmam lazım diyor ve sizlere seriyi şiddetle tavsiye ediyorum.