·360 syf.····Okunma: 09 Ağustos 2025 16:05 Halit Ziya Uşaklıgil gibi bir yazara yakışmayacak kadar basit, daha çok Notre Dame’ın Kamburu'na benzeyen bir kurgusu olan, orijinal hiçbir şey barındırmayan, sırf bir roman yazmış olmak için amatörce yazılmış hissi uyandıran, laf kalabalığı ile alabildiğine uzatılmış, alabildiğine sıkıcı, üstelik sonucu daha baştan belli bir roman.
Benim için bu romanı okumak, zaman doldurmak için, kahvehaneye gidip sigara dumanları ve kokuları arasında okey, peşpirik oynamak veya sürekli onu bunu azarlayan şu erkek azmanı Müge Anlı'yı seyretmek kadar sıkıcı ve lüzumsuz bir durum.
Kısacası, Uşaklıgil'in Saray ve Ötesi ne kadar iyi, güzel, vazgeçilmez ve alanında bir başyapıtsa Mai ve Siyah'ta o kadar özenti, lüzumsuz ve boş.
Bu tahammülü zor sayfaların, gevezeliklerin, boş lafların bana tek katkısı o dönemin dilde Arapça, romanda Fransız edebiyatı özentisini göstermesi ve kelime dağarcığıma yaptığı katkılardır.
Ne okduğunuzu bilmek kaydıyla,
Okuyarak kalın.